14 Nisan 2026 Salı

il peccato / günah

il peccato / günah
sin 
2018
İtalya/Rusya 
Andrey Konchalovsky


Andrei Konchalovski'nin 82 yaşında tamamını İtalya'da çektiği son filmi. Michelangelo nun müthiş bir biyografisi. 

(Film Michelangelo'yu anlatması sebebiyle yönetmenin gençlik zamanlarında arkadaşı Andrey Tarkovski ile birlikte yazdıkları aynı dönemlerde yaşamış rus ikonograf Andrei Rublev filmiyle bir kıyaslanma)

Michelangelo'nun sistine şapeli boyama işini tamamlaması sonrası işi kendisine veren papanın ölümü sonrası papalığı eline geçiren medici ailesiyle gücünü kaybetmeye başlayan della rovereler arasındaki çekişme ortamında, ailelerin Michelangelo'yu kendi yanlarına alma çabaları içinde geçen bir sosyo-politik bir tarih fasiküllü.

Yönetmen hayatı boyunca günahın çağrılarına direnmeye çalışan, ölümden, açlıktan ve küçük düşmekten korkan bir adamın hikayesini anlatmak olduğunu, bunun herkes üzerinden anlatılabileceğini, Michelangelo seçiminin özel bir sebebi olmadığını söylüyor. Ne ki Konchalovski amacına ulaşmış gözüküyor.

İl-peccato da Tanrıya ulaşmaya çalışsa da günah ve cehennemden kaçamayan bir ruhu izliyoruz. Zira insanın tanrısallık karşısındaki meydan okuma çabasını ve sanatçıdaki saf yeteneğin kaynağını görebildiğiniz istek, bencillik ve doymazlığı muhteşem anlatıyor.

Günah insana dair. İnsan da günaha ! Film değil bu, Michelangelo nun eserleri gibi felsefi bir sanat söylemi.

DJ AHMET

DJ AHMET 
2025
Makedonya 

Bu film yazılmış gibi değil. Yaşanmışlık. Doğal, olağan; belgesel tadında gerçeklik. Abartısız bir lisan-ı hal.. Ahmet ne kurban ne de lider. Bir aşık o kadar. Yani deli. Mütevazi, mahzun ve mağmum. Yaşamayanların bilemeyeceği bir makam Ahmet'inkisi. 

Kamerayı bir kalem gibi kullanan bir yönetmen var karşımızda. Ahmet i yazmıyor ama Ahmet ile yazıyor bu nadide kompozisyonu. Fakat diyaloglar “yazılmış” gibi değil, sanki gerçekten o kasabada konuşulan tümceler gibi b'akıyor yüzümüze. Bu doğallık belgesel aromasını bırakıyor içimize. Bittabi merkezinde müzik olan ve zamanında dramatize eden tonajı ile.

Dj Ahmet b'aşka bir film. Aşka dair başkalaşan bir tını. Volumunü size bırakan.



Spotlight

Spotlight 
2015
ABD 
Tomy McCharty 

Evin tüm pisliğinin altına süpürüldüğü halı olan bir kurumun örtüsünü kaldırıp pisliğinin bir kısmını gösteren bir teşhir Spotlight.

Cinselliğin bastıralacak bir ihtiyac olamadığını 
acıktığında yemek yemek , susadığında
su içmek kadar normal bir ihtiyaç olduğunu ve çeşitli sosyal , dinsel baskılarla sonuç alınamadığını yüze vuran bir ifşayı izliyoruz. Zira din veya ideoloji tarafından kısıtlansa da bir şekilde karşılar insan bu  veya bunun gibi ihtiyaçlarını. Ne ki kodunu yazan Yaradanıdır insanoğlunun. Dolayısıyla fıtrata müdahale eden dinse eğer o din ilahi değil insanidir. İşte bu film de bunun belgesidir. 

Spotlight salt bir film değil kâh sosyoloji kâh psikoloji kâh teoloji dersidir. Ne sondur ne de başlangıç. Lakin insani olanı baskılayan ilahi olana teslim olmayandır ve elbet bir gün farkına varacaktır. 

Spotlight bu temanın biyografisidir. İbretle izlenesi tarihi bir yaşanmışlıktır. Herkes vazifesini yapmaktadır, yapacaktır..

Sonsuzluk ve Bir gün

EBED YEK RUZ
SONSUZLUK VE BİR GÜN 
2016
İran 
Said Rustayi

-bu kapıya bir delik açıp, sefil hayatını gözleyeceğim- diye bir replik var filmde. Aslında bu bir aynalama zira o kapı sinema ve o delik de bu film. Gözlediğimiz sefil hayatlar aldıklarınca ve verdiklerince. Zira oyunculuklar kusursuza yakın. İran sinemasında kalibrasyonu yüksek temalar ve hakkını veren oyuncular var. Ne ki bize film değil sanat eseri takdim ediyorlar.. Sosyoloji ve psikoloji ile politize edilmiş bir bukle bu. Her zamanki gibi bu fllmde de aroma hep başka seviye.

Genellikle tiyatro sahneleri gibi tasarlanmış film. Çünkü kamera aynı mekanda sabitken, oyuncular sahneye girip çıkıyor. Ve seyirci olarak hikayenin gün görmemiş yerlerine girip çıkıyoruz biz de. Hikaye güzel başlayıp güzel bitiyor ve dolayasıyla farklı bir tat bırakıyor insanda. Velhasılı 89'lu bir yönetmen için çok iyi bir başlangıç, çok güzel bir eser "Sonsuzluk ve bir gün." İzlenesi...


21 Mart 2026 Cumartesi

I SWEAR

I SWEAR
KÜFÜR EDERİM 
2025
İngiltere 

Bir hayatınız var ki güzel, rutin ve başarılı.. Çocuksunuz; kâh çevrenin kâh ailenin alkışını alan, gözdesi olmayı hak eden müstesna bir yaşamınız var. Ne ki bir gün Tourette sendromuyla tanış oluyorsunuz bedeninizde. İstemsizce ve zamansızca tikler ve/ya sövgüler.. Ama ne sövgü kime ne zaman denk gelirse. Mahcubiyet tek savunma mekanizmanız. Çünkü hem anlatamıyor hem de anlamıyorsunuz kendinizi. Bittabi ötekileştiriliyorsunuz toplum ve aileniz tarafından. Keskin bir bıçakla tüm geçmişiniz, deşiyor yaranızı. Deştikçe birikiyor iç kanamanız lakin derman da yok sığınacak bir liman da. Ne yapardınız ?

İşte bu biyografi İskoç bir adamın John Davidson un hikayesi.. Seyredilmesi elzem bir şükür abidesi. Zira bu film aynı zamanda psikenin insan sağlığının direği olduğunun ispatı. Ve her ne kadar tedavisi olmayan ne varsa aslında hakiki eczanın 'sevgi' olduğunun da tescili. I Swear bir davetiye. Muhasebe büronuzun açılışına ! Tabii ki empati istidatı olanlara has. Olmayanlar için John Davidson espritüel bir eğlence merkezi.

 

14 Şubat 2026 Cumartesi

Megalopolis

Megalopolis 
2024
ABD 
Fantastik 
Francis Ford Coppola 


Bir zamanlar Roma nasıl dünyanın başkenti ve medeniyetin merkezi ise bugün de Newyork öyle diyor yönetmen . Ve ekliyor, yüzler değişse de taht, şöhret ve sınıfsal ayrılıklar hep devam ediyor. Evet bunu hem modernize ediyor hem de fantastik bir üslupla dopingliyor. Yer yer latince ile ve yer yer de stoacı filozofların sözleri ile de sosluyor. Ortaya çok karışık, kopuk ve vivid bir lezzet çıkıyor. Kekremsi, herkesi tatmin etmeyen bir sofra. Boşlukları doldurmayı size bıraktığından self servis. Üstelik açık büfe de değil.!

Netice de mesaj ve felsefe olarak hayır ama öyküsü iyi, karakterleri iyi, yönetmenlik falan iyi, evet ama o kadar. Ne ki çok iyi değil, efsanevi  falan hiç değil. İddiası abartılmış bir film o kadar. Muhtemelen ileride bu bağlamda daha iyi sentezleri çıkacaktır bu filmin ? Zira zamanların izdivacını duygusal değil de rasyonel kompoze eden güzel evlatlar edinir.





7 Şubat 2026 Cumartesi

SIRAT

Sırat 
2025
İspanya 
Oliver Laxe 

Yüksek volümün sessizliğe, eğlencenin hüzne, ritmin durağanlığa yani yaşamın ölüme kontraste edildiği bir film Sırat. Veya dengeyi ünleyen afotizma. Dolayısıyla bu bir film değil, sinema. Lakin metaforsuz sinema olmaz. Hayatın olmadığı gibi..!

Kaybettiğini arayanların ve ararken de üst üste binen duyguların kavgasına katılıp sonunda hiçliğe yolculuk edenlerin filmi. Yani aslında kendini arayanların. Yolda olanların. Post-modern dervişlerin yolu.. Ne zamanı ne de mekanı var. Sırat seyredenlerin değil seyir edenlerin feyz aldığı bir köprü. Çıkış gişeleri altında !

Velhasıl burası Oliver Laxe nin dergâhı.. Ne ki makam aldırmak için dayak atan bir şeyh bu.  Yani yola davet eden ve yolda olanı yolun terbiye ettiğini bilen.