28 Mayıs 2026 Perşembe

The Visitor

The Visitor 
2007
ABD 
Tom McCarty 
Dram



ABD nin kaçak göçmen sorununu bitmeyen 11 Eylül paranoyasında soslayıp nice masum hayatları kangren ettiğini ifşa ve veya itiraf eden bir film bu.

İnsanın hayatı kendince yani biriktirdiğince kâh mazbut kâh kasvetli kâh kompleksli akar. Ne ki bir gün kaderler başkaca kesişir. Bu kesişme ne coğrafya tanır ne din. Müzik gibi evrenseldir. Ki usulca aşka çıkar burada akışta kalanın yolu.. The Visitor kümelerin ve kesişmelerin metamorfe edildiği bir yapım aynı zamanda. Naif, ürkek ama latif bir anlatım. Düşünmeden nasıl bırakırsan kendini tınıya öyle ve tam da orada kendini bulduğun yere çıkan çıkaran bir kompozisyon. 

Ziyaretçi, bize herkesin vakitlice "ziyaretçi" olduğunu hatırlatan bir alarm. Melodisi aşkla ve sessizce çalan, çalarken de gönlümüzü alan.


9 Mayıs 2026 Cumartesi

GÖNÜL

Gönül 
2022
Komedi/Romantik
Soner Caner 

Gönülden yapılan her iş gibi nadide bir masaldır Gönül. Zira gönle dair olanda ne koşul ne de bedel konuşulur. Orada veya onda akıl yoktur. Ne ki tartan akıl, tasnif eden düşüncedir. Gönül hep meczuptur. Gözü de tabidir sözü de.. İşte böyle bir film bu ve veya seyir. İnsani olanın ilahi olana yol aldığı. 

Oyuncular ki biziz, senaryo ki dünya, film ki hayattır metaforik olarak. Oyunculuk müthiş herkes ve herşey yerinde, vazifesinde. Bizcileyin. 

Gönül, kültürün ve coğrafyanın harmanı. Müzikler bir meltem gibi d'okunaklı. Öfkeler insani, aşklar ilahi. Kostüm ve söz öze dair ayna. Senaryonun boşlukları soru işaretinden ziyade bir d'olgu, gönlü ile seyredene. Ve hatime; uzaktan bakıldığında hayatın komedi olduğuna dair imgesel bir elveda.

Velhasıl Gönül filmi bir serenat. Kuşların türkü çağırması, şiir okuması gibi mezarlıkta..  Meğer bize dair olan ne kadar da  yakında !


26 Nisan 2026 Pazar

GANJO DİLO


GANJO DİLO
ÇILGIN YABANCI 
1997
Fransa - Romanya 

Herkesin bir Nora Lucası, bir Leylası ve veya bir gözdesi olduğunu hatırlatan filmdir bu. Aslında aradığı özne (Nora) değil, aradığı yüklemdir yani müzik. Bulabilmek için ordan oraya gezmiştir ve sonunda bulmuştur; yaşamını müziğe adamış eğlenceli insanları. Nora nın şahsı manevisinde karşılaştığı samimiyet, tam da aradığıdır aslında. Bu vesile ile de muhabbetin de sanatın da lisanı yoktur, der GANJO DİLO.

Eğlenceleri, cenazeleri, ağıtları ve kapalı toplum olgusu ile tam bir kültür dersi bu film. Final sahnesi ise kanatlandırıp zirvelere konan bir yapıt başyapıt haline getiriyor GANJO DİLO yu. 

Siz de arayanlardansanız eğer; sevgiyi, aşkı ve dostluğu bulacaksınız. Kâh hayatta kâh bu filmde. İzlenesi, izlettirilesi...


24 Nisan 2026 Cuma

LOOPER


LOOPER 
(Döngücü)
Aksiyon 
2012
ABD 


2077 yılındayız ve zamanda yolculuk mümkün. Aam yasa dışı ilan edilen yolculuk zamanını yalnızca mafya kullanmakta ve ortadan kaldırmak istedikleri geçmişe yollayarak tetikçiler tarafından sürdürülmelerini sağlar. Gelecekten gelen kurbanları öldüren uzman tetikçilerin en iyilerinden biri Joe'dur. Ne var ki, Joe'nun yeni kurbanı, 30 yıl sonra gelen kendisidir. Hedefini öldüremeyen Joe, bu işi çözmelidir zira hedefini öldürmeyen hedeftir.


Sıkı bir aksiyon. İsminin hakkını veren bir döngü filmi. Sonu döngünün ters döndüğü bir girizgah !



Görünmez Kaza

YEK TASADEF SADEH
Un simple accident 
Görünmez Kaza 
İran - Fransa ortak yapım 
Jafer Panahi
2025

Görünmez Kaza her an birinin çıkıp hayatımızın seyrini değiştireceğini anlatan bir film. Hikayenin ötesinde İran’ daki rüşvet kültürüne dair keskin bir hiciv var. Çivisi çıkmış bir sistem, siyasi, ahlâkî meseleler ve sosyal ilişkilere yansıyan kısmını yönetmen o kadar akil ele almış ki mizah budur dedirtiyor insana.

Görünmez Kaza da devlet eliyle gerçekleşen zorbalık ve kadınların sivil hayata katılımındaki güçlükler hep merkezdedir. Gerçek mekânlarda, doğal ışıkla ve amatör oyuncularla çalışan Panahi; bireysel özgürlük, ahlaki deformasyon ve toplumsal baskı konularını ustaca servis ettiği bu film empatik bir hayranlıkla izlenir ve tavsiye edilir.


HODEJEGERNE

HODEJEGERNE
Kafa Avcıları
2011
İskandinav  Norveç 
Morten Tyldum

İnsan kaynakları uzmanı ve bir resim hırsızı aynı potada nasıl eritilir ? Aşk, para, şehvet gibi klişelere bulamadan bir film nasıl Hollywood'a tokat atar, son dakikaya kadar gizem nasıl korunur gibi sorulara görsel bir yanıt niteliğinde HODEJEGERNE.

Yakaladığımız girdaptan nasıl çıkacağımızı merak ettiren bir aksiyon. Farklı bir tat. Kekremsi. Bittabi ters köşe bir son. Her şey ve herkes bir organizasyonun parçası. Ne ki bütün de ancak parçalardan oluşur. Kafa Avcıları bir teşbih bence.  Zira avları salt film içre değil, bizim kafamız da bu programa dahil.






Nostalgia

Nostalji
1983
Rusya 
Andrei Tarkovski 

"Bir damla ve bir damla daha iki damla etmez. daha buyuk bir damla eder." mottosu ve deli adamın evinin duvarinda yazan "1 + 1 = 1" ile tasavvuftaki vahdet anlayışına gönderme yaptığı söylenir. Tarkovsky diyor ki;  Tanri ile her birimiz arasinda bir bağ vardır, hepimiz  bir bütünün parçalarıyız.

Dostoyevski, Tolstoy okuyarak büyümüş. Tarkovsky de Dostoyevski. Dolayısıyla onun metafizik sofrasında beslenmiş bir entelektüelin eserini seyrediyoruz. Edebiyat, felsefe ve film ilişkisinin başka hiçbir yönetmende olmadığı kadar Tarkovsky 'de iç içe geçtiğini düşündüren bir eser Nostalghia. 

Tarkovski kamerayı bir fırça gibi kullanıp nazenin bir resim yapıyor, bazen kalem gibi kullanıp didaktik bir şiir yazıyor, bazen de baget gibi kullanıp muti bir orkestra yönetiyor. Her filminden sonra tütsülerini yakıp, davulunu çalan bir şaman tarafından büyülenme hissini yaşatan bir yönetmen bu. Dünya durdukça anılacak ve anlaşılacak. Ruhu şad olsun...

22 Nisan 2026 Çarşamba

CADDO LAKE

CADDO LAKE 
Caddo Gölü 
2024
ABD 


Almanların meşhur "Dark" dizisinin Amerikan çevrimi diyebiliriz Caddo Lake için. Mantıki sorunları var ancak, yine de böyle bir filmde çok da sorun etmeye gerek yok kanımca. 

Zaman tüneli arayışı hep var ve olacak insanoğlunun. Buradaki hudut karakolu bir gölde gizli. Kaşif 1952 ye sıkışmış olanları kurtarmanın yollarını arayıp ait olan zamana döndürmenin peşinde. 

Bu klasmanda arayışı olanları tatmin edecek bir gizem barındırıyor bu film. "Dark" kadar beyin yakıcı değil ama daha rafine zaman zaman da ters köşe eder nitelikte. 

La Grazia


2025
İtalya 
Paulo Sorrentino 

La Grazia, İtalyan tekstili veya modası gibi şık, özenli, rasyonel ve gizemli bir film. 

Makamın biyografisi. Entrika ve güven endeksinde vizyoner bir duruş. Bittabi yaşlılıkta yalnızlığın zevkleri ve hüzünleri üzerine de tatmin edici bir meditasyon.

La Grazia nın gizli yüklemi "lütuf". De Santis e beklettiği ve inanmasa bile öğretmeyi umduğu lütuf. Bir de özlemi var ki "sıfır yerçekimi" yani özgürlük! İkisini metaforik olarak cem ediyor yönetmen De Santis üzerinden. Zira çaresiz astronotun uzayda bir damla gözyaşının havada kameraya doğru süzülmesi ve  De Santis in düz ekran televizyonunda ona dokunmak için elini uzatması.. Bilahare özenle işlenmiş kadrajlarla İtalyan hapishanesine ve tüzel mahkumlara kompoze ediş..  Belki de burada Başbakan'ın aradığı lütfun; geçmişi geride bırakıp onu kucaklayabilirse yani af edebilirse geçmişini, aslında her yerde olduğunu ünlüyor yönetmen. Asilane bir felsefe ile.

Yerdeki Yıldızlar

Yerdeki Yıldızlar 
2007
Hindistan 
Aamir Khan 

Yine bir muhasebe ile karşı karşıyayız. Defterler elimizde izliyoruz empatimizi. Kâh güleç kâh ağlamaklı buluyoruz bu cereyanın içinde kendimizi..

Aamir Khan bir yönetmen değil, o bir sanatçı veya mentor. Zira mesaj vermeyen, insanı ısırmayan filmi yok. Yerdeki yıldızlar ismi ise buluş. Öteki ile ona yukarıdan bakanın buluşması. Yani bizim. Zira nimetin farkında olmayan tarafımızın kulağını çekiyor yönetmen. Haddimizi 'akledenler' olarak ünlüyor. Zenginliğin salt makam ve maldan ibaret olmadığının altını çiziyor veya kibirli olanın üstünü.

Sitare zameen par bir eğitim filmi. Seyrederken eğitildiğimiz bir dershane. 







16 Nisan 2026 Perşembe

Blow up

Blow up 
Patlama 
veya Cinayeti Gördüm 
1966
ABD 
Michelangelo Antonioni
Gizem/Suç

Her iki fotoğrafçının gözlemci olarak fotoğraf çekip başkalarının hikâyelerini kayıt altına almaları. Ne ki sonrasında yarattıkları gerçek olup olmadıkları belirsiz senaryolarla kendilerini bu hikâyelerin içine dahil etmeleri. Filmin ortak paydası da bu galiba.. 

Mekanlar, karakterler ve filmin çekilme şekli özgün ve yaratıcı. Ve Michelangelo Antonioni nin hikâyeyi aktarma üslubu ile filmi adeta fotoğraf çeker gibi geriye dönmeden ve aynı sahneyi hiç tekrar etmeden çekmesi, Londra’nın yaşamını müziğiyle filme yansıtması (bittabi Hancock’un parçaları ile) farklı bir yere taşıyor filmi.

Ve filmin felsefik sonu ki; toplumun gerçekliği algıladığı veya inandığı gibi gönülsüzce kabule geçiş belki de kendini ikna ediş. Yoklukta bir kayboluş..

1966 dan gelen kült bir aroma bu. Ağır bir boşluk. Herkesin taşıyamayacağı.

14 Nisan 2026 Salı

il peccato / günah

il peccato / günah
sin 
2018
İtalya/Rusya 
Andrey Konchalovsky


Andrei Konchalovski'nin 82 yaşında tamamını İtalya'da çektiği son filmi. Michelangelo nun müthiş bir biyografisi. 

(Film Michelangelo'yu anlatması sebebiyle yönetmenin gençlik zamanlarında arkadaşı Andrey Tarkovski ile birlikte yazdıkları aynı dönemlerde yaşamış rus ikonograf Andrei Rublev filmiyle bir kıyaslanma)

Michelangelo'nun sistine şapeli boyama işini tamamlaması sonrası işi kendisine veren papanın ölümü sonrası papalığı eline geçiren medici ailesiyle gücünü kaybetmeye başlayan della rovereler arasındaki çekişme ortamında, ailelerin Michelangelo'yu kendi yanlarına alma çabaları içinde geçen bir sosyo-politik bir tarih fasiküllü.

Yönetmen hayatı boyunca günahın çağrılarına direnmeye çalışan, ölümden, açlıktan ve küçük düşmekten korkan bir adamın hikayesini anlatmak olduğunu, bunun herkes üzerinden anlatılabileceğini, Michelangelo seçiminin özel bir sebebi olmadığını söylüyor. Ne ki Konchalovski amacına ulaşmış gözüküyor.

İl-peccato da Tanrıya ulaşmaya çalışsa da günah ve cehennemden kaçamayan bir ruhu izliyoruz. Zira insanın tanrısallık karşısındaki meydan okuma çabasını ve sanatçıdaki saf yeteneğin kaynağını görebildiğiniz istek, bencillik ve doymazlığı muhteşem anlatıyor.

Günah insana dair. İnsan da günaha ! Film değil bu, Michelangelo nun eserleri gibi felsefi bir sanat söylemi.

DJ AHMET

DJ AHMET 
2025
Makedonya 

Bu film yazılmış gibi değil. Yaşanmışlık. Doğal, olağan; belgesel tadında gerçeklik. Abartısız bir lisan-ı hal.. Ahmet ne kurban ne de lider. Bir aşık o kadar. Yani deli. Mütevazi, mahzun ve mağmum. Yaşamayanların bilemeyeceği bir makam Ahmet'inkisi. 

Kamerayı bir kalem gibi kullanan bir yönetmen var karşımızda. Ahmet i yazmıyor ama Ahmet ile yazıyor bu nadide kompozisyonu. Fakat diyaloglar “yazılmış” gibi değil, sanki gerçekten o kasabada konuşulan tümceler gibi b'akıyor yüzümüze. Bu doğallık belgesel aromasını bırakıyor içimize. Bittabi merkezinde müzik olan ve zamanında dramatize eden tonajı ile.

Dj Ahmet b'aşka bir film. Aşka dair başkalaşan bir tını. Volumunü size bırakan.



Spotlight

Spotlight 
2015
ABD 
Tomy McCharty 

Evin tüm pisliğinin altına süpürüldüğü halı olan bir kurumun örtüsünü kaldırıp pisliğinin bir kısmını gösteren bir teşhir Spotlight.

Cinselliğin bastıralacak bir ihtiyac olamadığını 
acıktığında yemek yemek , susadığında
su içmek kadar normal bir ihtiyaç olduğunu ve çeşitli sosyal , dinsel baskılarla sonuç alınamadığını yüze vuran bir ifşayı izliyoruz. Zira din veya ideoloji tarafından kısıtlansa da bir şekilde karşılar insan bu  veya bunun gibi ihtiyaçlarını. Ne ki kodunu yazan Yaradanıdır insanoğlunun. Dolayısıyla fıtrata müdahale eden dinse eğer o din ilahi değil insanidir. İşte bu film de bunun belgesidir. 

Spotlight salt bir film değil kâh sosyoloji kâh psikoloji kâh teoloji dersidir. Ne sondur ne de başlangıç. Lakin insani olanı baskılayan ilahi olana teslim olmayandır ve elbet bir gün farkına varacaktır. 

Spotlight bu temanın biyografisidir. İbretle izlenesi tarihi bir yaşanmışlıktır. Herkes vazifesini yapmaktadır, yapacaktır..

Sonsuzluk ve Bir gün

EBED YEK RUZ
SONSUZLUK VE BİR GÜN 
2016
İran 
Said Rustayi

-bu kapıya bir delik açıp, sefil hayatını gözleyeceğim- diye bir replik var filmde. Aslında bu bir aynalama zira o kapı sinema ve o delik de bu film. Gözlediğimiz sefil hayatlar aldıklarınca ve verdiklerince. Zira oyunculuklar kusursuza yakın. İran sinemasında kalibrasyonu yüksek temalar ve hakkını veren oyuncular var. Ne ki bize film değil sanat eseri takdim ediyorlar.. Sosyoloji ve psikoloji ile politize edilmiş bir bukle bu. Her zamanki gibi bu fllmde de aroma hep başka seviye.

Genellikle tiyatro sahneleri gibi tasarlanmış film. Çünkü kamera aynı mekanda sabitken, oyuncular sahneye girip çıkıyor. Ve seyirci olarak hikayenin gün görmemiş yerlerine girip çıkıyoruz biz de. Hikaye güzel başlayıp güzel bitiyor ve dolayasıyla farklı bir tat bırakıyor insanda. Velhasılı 89'lu bir yönetmen için çok iyi bir başlangıç, çok güzel bir eser "Sonsuzluk ve bir gün." İzlenesi...


21 Mart 2026 Cumartesi

I SWEAR

I SWEAR
KÜFÜR EDERİM 
2025
İngiltere 

Bir hayatınız var ki güzel, rutin ve başarılı.. Çocuksunuz; kâh çevrenin kâh ailenin alkışını alan, gözdesi olmayı hak eden müstesna bir yaşamınız var. Ne ki bir gün Tourette sendromuyla tanış oluyorsunuz bedeninizde. İstemsizce ve zamansızca tikler ve/ya sövgüler.. Ama ne sövgü kime ne zaman denk gelirse. Mahcubiyet tek savunma mekanizmanız. Çünkü hem anlatamıyor hem de anlamıyorsunuz kendinizi. Bittabi ötekileştiriliyorsunuz toplum ve aileniz tarafından. Keskin bir bıçakla tüm geçmişiniz, deşiyor yaranızı. Deştikçe birikiyor iç kanamanız lakin derman da yok sığınacak bir liman da. Ne yapardınız ?

İşte bu biyografi İskoç bir adamın John Davidson un hikayesi.. Seyredilmesi elzem bir şükür abidesi. Zira bu film aynı zamanda psikenin insan sağlığının direği olduğunun ispatı. Ve her ne kadar tedavisi olmayan ne varsa aslında hakiki eczanın 'sevgi' olduğunun da tescili. I Swear bir davetiye. Muhasebe büronuzun açılışına ! Tabii ki empati istidatı olanlara has. Olmayanlar için John Davidson espritüel bir eğlence merkezi.

 

14 Şubat 2026 Cumartesi

Megalopolis

Megalopolis 
2024
ABD 
Fantastik 
Francis Ford Coppola 


Bir zamanlar Roma nasıl dünyanın başkenti ve medeniyetin merkezi ise bugün de Newyork öyle diyor yönetmen . Ve ekliyor, yüzler değişse de taht, şöhret ve sınıfsal ayrılıklar hep devam ediyor. Evet bunu hem modernize ediyor hem de fantastik bir üslupla dopingliyor. Yer yer latince ile ve yer yer de stoacı filozofların sözleri ile de sosluyor. Ortaya çok karışık, kopuk ve vivid bir lezzet çıkıyor. Kekremsi, herkesi tatmin etmeyen bir sofra. Boşlukları doldurmayı size bıraktığından self servis. Üstelik açık büfe de değil.!

Netice de mesaj ve felsefe olarak hayır ama öyküsü iyi, karakterleri iyi, yönetmenlik falan iyi, evet ama o kadar. Ne ki çok iyi değil, efsanevi  falan hiç değil. İddiası abartılmış bir film o kadar. Muhtemelen ileride bu bağlamda daha iyi sentezleri çıkacaktır bu filmin ? Zira zamanların izdivacını duygusal değil de rasyonel kompoze eden güzel evlatlar edinir.





7 Şubat 2026 Cumartesi

SIRAT

Sırat 
2025
İspanya 
Oliver Laxe 

Yüksek volümün sessizliğe, eğlencenin hüzne, ritmin durağanlığa yani yaşamın ölüme kontraste edildiği bir film Sırat. Veya dengeyi ünleyen afotizma. Dolayısıyla bu bir film değil, sinema. Lakin metaforsuz sinema olmaz. Hayatın olmadığı gibi..!

Kaybettiğini arayanların ve ararken de üst üste binen duyguların kavgasına katılıp sonunda hiçliğe yolculuk edenlerin filmi. Yani aslında kendini arayanların. Yolda olanların. Post-modern dervişlerin yolu.. Ne zamanı ne de mekanı var. Sırat seyredenlerin değil seyir edenlerin feyz aldığı bir köprü. Çıkış gişeleri altında !

Velhasıl burası Oliver Laxe nin dergâhı.. Ne ki makam aldırmak için dayak atan bir şeyh bu.  Yani yola davet eden ve yolda olanı yolun terbiye ettiğini bilen. 



6 Şubat 2026 Cuma

TUFAN

Tufan 
2025
Güney Kore 
Kim Byeong-woo
Bilim Kurgu 


Dünyanın klasik yok olma senaryosunun yanıbaşında bir yapay zeka simülasyonu içindeyiz. Yeni insan ırkı yaratabilmek icin simülasyonda binlerce deneme yapılıyor ve aynı sahneyi defalarca seyir ediyoruz. Çünkü her hata başa döndürüyor hayatı. Gerçek duyguyu bulana kadar ! Ne ki simülasyonu gercek hayatla ayırmak o kadar zor ki bizde defalarca aynı yerlerden geçip, aynı mekanlarda, aynı insanlarla, aynı hataları yapıyoruz şu gezegende veya senaryosunda filmin.

Başka bir pencereden baktığımızda ise insanoğlunun yine Tanrı nın işine burnunu sokmakta ve dahi müdahale etmekte olduğunu temaşa ediyoruz. Zira burada bir çalışma izletiliyor bize belki de ? Uzak Doğu nun ar-ge sinde yapay zekaya his/duygu giydirebilme çalışmasını. Veya quantum ile yapay zekayı evlendirme olasılığını ön gösterisini yapıyor Koreliler. Bunu da paralel evrenlerde - yaratıcı tanrı - anne figürünün doğal seçilimle binlerce defa sınanarak sitenin yaşama giden dna sarmalındaki merdivenlerini tırmanırken görüyoruz veya buluyoruz kendimizi.

Tufan, Matrixvari bir karışım. Fakat mantık ve sinematografik absürdleri olan, zaman/uzay boyutunu Amerikalılar kadar rasyonelize edemeyen karşılaşım. Hem metayı hem de metaforları nefis bir kokteyl gibi sunmalarına daha çok var!

3 Şubat 2026 Salı

GÜZEL ŞEHİR

Güzel Şehir 
2004
Dram
İran 
shah-re ziba

Seçimler, vazgeçişler ve fedakarlıklar.. Özsel bir ameliyat bu film. Şifası, sonu değil belki de ?

Çevre baskısı, çıkarlara göre tasnif edilen hayatlar, din elbisesi giydirilen menfaatler ve irrite edilen veya bile isteye hakkı gasp edilen ezikler. İran sinemasının her zaman ki gibi karakterize özeleştirisidir Güzel Şehir. İsmi ki tam bir ironidir yaşanılmışlığın üzerinde. Aşk her daim o vakur makamında. Müptela ve mütevazı. 

Ne ki İran’ın islam hukukunu kendine göre yorumlaması ve ortaya çıkan cinsiyet eşitsizliği sonucunda ülkenin kadına bakışı, belki de bu filmin en önemli noktasıdır. Hoş İran sinemasının en sevdiğim yanı da budur ki erdemidir. Velhasılı Güzel Şehir belki de bir duanın bir niyazın adıdır. Zira güzele müştaktır. Bizcileyin.



2 Şubat 2026 Pazartesi

Pitt

PTT
2025
Medikal Drama
Dizi 


8 saatlik bir vardiyanın her bir saati bir bölüm veya her biri bir ders. Teneffüsü olmayan sıkı birer ders. Pitt aslında hastaneden çok bir okul. Salt tıp öğrencilerine değil tüm insanlığa. Aksiyon, öfke, hırs, aşk ve sırlar durağı.. Ne ki kimsenin gelip sizi alacağı yok bu duraktan. Zira bekleyen de beklenen de durak da sizsiniz. Acik ve akil bir yer burası ne var ki biraz sert, hırpalayan bir yanı da var. Yenilmeyenin yenilendiği bir yan. Hayat gibi.
İyi izlenmeler !

31 Ocak 2026 Cumartesi

The Return / Geri Dönüş

Vozvraşçeniye
The return 
Geri dönüş
2003
Rusya 
Andrey Zvyagintsev


Dönüş her ne kadar bir dönüş gibi gözükse de aslında bir dönüşümün hikayesi. Ve bu hikayeyi empatik yapan yönetmenin sihirli değneği. Ruslar, kâh edebiyat kâh sinema da hayatın hırkasını ters yüz etmeyi o denli iyi biliyorlar ki hayran kalmamak kabil değil. Ve bittabi bu şaşkınlık şahit olanın hayatına sirayet ediyor.

İşte Vozvraşçeniye yani Dönüş harikulade bir manevra; dümeni kendimize kıran. Sıradan gibi görünen ama kekremsi bir tat. Baba ve oğulun yani eril dengenin evrensel dili lakin Rusça!

Oyunculuk da hikaye gibi olağanüstü.
Sonunda ne hissedeceğinizi bilemediğiniz usta işi bir eser veya eserler silsilesi.





3 Ocak 2026 Cumartesi

One Battle After Another / Savaş Üstüne Savaş

Savaş Üstüne Savaş / One Battle After Another
2025
ABD 


ABD’nin yine yeni bir itirafı.. Belki de yaptığı en ironik erdem ! Kendi zaaflarını, pisliklerini, rezilliklerini, yanlış giden her şeyi büyük bir rahatlıkla filme çekip dünyaya gösterebilen tarafı. Kültürlü bir kabadayının özgüveni.

Filmin konusu yine ABD’nin ırkçı beyazları, göçmen politikası, faşist ordusu, mafya düzeni, yani ülkenin tüm gerçekleri. Kimse iyi değil. Her zaman ki gibi. Bu filmde iyi karakter yok. Öyle bir film işte. Gerekli mi ? Bence değil. Kadrodaki kupon isimler filmi dopingli kılıyor. O kadar. Bir daha izler miyim? Kesinlikle hayır !

The Gorg

The Gorg
GEÇİT 
2025
Aksiyon / Bilim Kurgu 


The Gorge aksiyon filminin yapılabileceği şık bir aşk hikayesi.. Geleneksel tür sınırlarını zorlayan ve izleyene hem heyecan hem de duygu yoğunluğunu yaşatan nefis bir yapım. İnsanın zaaflarının, komplo teorilerinin, sahip olma hırslarının aşk karşınızda bigane kaldığının itirafıdır bu film. Aksiyonu, bilm kurguyu, geçmişi ve geleceği sentezleyip aktüalitik bir sunum yapmış The Gorg ekibi. İyi de yapmış. Hoş, keyifli ve zor bir buluşma. Oyun tadında.. Hep bir sonraki stage için.




HOMELAND

Homeland 
Anavatan / Yurt 
2011
ABD 
Dizi - 8 Sezon 
Politik Gerilim 

Homeland bir itiraf. ABD nin Ortadoğuyu dizayn ettiğinin itirafı. Veya bir vitrin şovu. Öngörünün paranoyakçası. Diplomasinin perde arkası. Ön ve arka politikaların nasıl olması gerektiğinin dersi. Ama masa altı siyasetin derse hiç girmeden, güç dengelerini organize ettiği bir ders bu.

ABD her ne kadar özeleştiri yapsa da ötekileyici tutumunda ısrarlı. Zira “belli bazı hataların yapıldığını” kabul eder görünse de, aslında (başka türlüsünü beklemek güç elbette) ABD propagandası dizi de her zaman ki gibi tavan. Özellikle dizideki Müslümanlara bakış ile oryantalist tutum bir hayli belirgin. Hangi yapıtında değil ki ? ABD, Homeland in her bölümünde paranoyasını legalize edip izleyene enjekte eden kibirli bir doktor. 

Yine de Homeland izlenesi ve veya alınası bir uluslararası ilişkiler dersi..