3 Ekim 2026 Cumartesi

Yakshanba / Pazar

PAZAR GÜNÜ 
SUNDAY
2023
Özbekistan 
Shokir Kholikov

Film bir mekanda, eski bir evin avlusunda süregidiyor.. Zaman zaman evin içine de şahit oluyoruz. Evin sahip ve sahibesi ve aynı zamanda başrolleri iki yaşlı insan. Biri mütevazi, mazlum ve mahcup bir anne bir diğeri de ketum, aksi ve dünü yarına bağlamaya çalışan bir baba veya dede..

Evin avlusunda ağaç bir somya, pencereler kapılar hep ağaç ve coğrafyanın renkleri.. Kilimler, kumaşlar ve örtüler, textil endüstrisini kabul etmeyen direnişçiler. Karşıda tuşları kibrit (!) kutusu büyüklüğünde kumandasız bir televizyon. Mutfakta antika değerinde istikrarsız çalışan bir ocak. İçeride fişi çekilmeden uykuya müsaade etmeyen bir buzdolabı. Ama içlerinde mesud, bahtiyar iki mütevazi ihtiyar..

Evlatlar hep uzakta. Arada bir geliyor ve tatmin edebilmek için içlerinde ki şükranlığı, yeni teknolojik eşyalar getirip eskilerini alıyorlar. Bu da trajik bir bakiye bırakıyor ihtiyarlara. Mazinin dikenli yollarında büyüyenleri zamanın otobanları büyüleyemiyor. "Daha ne kadar yaşayacağız ki ? Bırak..." diyor yaşlı annenin feraseti bir yerde.

Işık, portreler, mekan seçimi ve en önemlisi özün işleyişi o kadar sade ve içten ki; izleyici yer değiştiriyor karakterlerle. Sadakatin, yoldaşlığın ve insan tabiatının filmi. Ödülleri toplayan mağmum ama vakur bir hikaye..


2 Ekim 2026 Cuma

PHILOMENA

Philomena 
UMUDUN PEŞİNDE 
2013
United Kingdom 
Biyografi 

Philomena katolik kilisesine ait bir azize ismidir. Aynı zamanda ve Yunanca gücün arkadaşı anlamına gelirken, İtalyanca da güçlü aşk veya sevgili anlamında kullanılıyor..

İrlanda nın katı kuralları olan bir kilisesinde genç bir kadın; Philomena Lee. Dünyaya getirdiği oğlunu cebren bir başkasına evlatlık veren kilise yönetimi. Elli yılın ardından evladını arayan dramatik bir öykü. İnançsız bir gazetecinin taşeronluğunda gerçek bir yolculuk.. 

Ne ki vasat bir hikayeden çok insanlık onurunu tartışmaya açan sosyo-teolojik bir sorgulama.  'İyi insan olmak için dine ihtiyaç var mı ?' nın muhasebesi.. Bir sekanstan bir diyalog;
-Günah çıkarmam lazım.
-Ne günahı ? Asıl Katolik kilisesinin günah çıkartması lazım, senln değil.
"Bir sürü genç kadını istememelerine rağmen hapsettim. Onları köle gibi çalıştırdım ve bebeklerini en yüksek fiyata sattım. 
Yaşasın körü körüne inanç ve cehalet !
-...

Tercihlere, inançlara ve daha çok duygulara dokunan bir bağ bu film. Empatinin ve samimiyetin dili. En çok da affedebilmenin erdemli vatanı. 

29 Eylül 2026 Salı

BAĞLILIK / HASAN

Bağlılık / Hasan 
2021
Dram
Semih Kaplanoğlu 

Mütevazi, mutaassıp ve merhametli gözüken yengeç bir figür var karşımızda.. Hasan, bir ayna aslında ülkem insanına. Biçimi önceleyen özü bile isteye ıskalayan mutlak haklılık imgesi. Eşi Emine de dişil versiyonu. Hırslarını kapitalizme bende etmiş iki talip. Yaşadıkları gibi inanan ve tatsız yalanlarını marifet sayan defolu kumaşlar. Dini vecibelere kaçarak mesuliyetten kurtulacaklarını sanan mal bekçileri. 

Elma ağaçlarının taşlaması, kedileri Berduş un ve kuşların domates tarlasındaki ölümleri,  kaplumbağaların doğal arazilere kaçışları ve benzeri gibi şık ünlemlerle doldurmuş Hasan ın hikayesini yönetmen. Sinematografi cidden alkışlanası. Ne ki ses yönetimi için aynı şey söylenemez. Zira mikrofon kâh rüzgarın ağzına dayanmış kâh ağacın yaprakları arasında unutulmuş ! 

Ne ki Semih Kaplanoğlu kucağında yaşadığı toplumu Hasan üzerinden o denli güzel okumuş ki; kişisel tatminden yorulan gözlerimize, beratımızın vicdanımızda olduğunu göstermiş. Yani helâl müessesesinin adresini !




26 Eylül 2026 Cumartesi

MOTHER



ANNE 

Darren Aronofsky

2017

ABD 


Sinemayı klavuz gibi kullanmak veya tahlil ve terhis eden bir labaratuvar.. Silah, ses belki de kutsal bir nota? Gerçeği gözle görmeye alışmışlar için yavan ne ki özle arayanlar için bir armağan bu film. Sanat düşüncenin emrine girince içeride ne görmüş? Aranofsky i; elindeki fırça ile egzotik bir resim çizerken inanç tuvaline. Sadık, mukaddes ve metaforik bir resim bu. Boyaları çağlar ötesinden ithal.


Anne; merhamet ve fedakar, doğalına halel gelmeyecek kadar ! Baba misafirperver ve bağışlayıcı. Ötekisi olmayan yegane hakikat. Hem kamil hem arif hem de edib. Hanesinin kapısı her deneyime açık. Kimine cenk yeri, kimine kubbe, kimine de meyhane. Dışarıda ya gelecek olanlar var ya da gidenler. Hepsinin de gözü babanın rolünde, annenin muhitinde. Hepsi kast eyliyor bile isteye ikametgaha. Yetmiyor, annenin oğlunu da kurban ediyorlar hırslarına. Mağmayı tahrik edecek kadar öfkeli bir anne bırakıyorlar geriye. İdrakine ve şuuruna vurulan bu zincirlerden, cinayetlerden ve tahrip olan yurdundan hep babayı sorumlu tutuyor, anne. Ve;


+Sana yetemediğim için canım yanıyor..diyor 


+'Sen suçlu değilsin, benim için her zaman her şey yetersiz. Yoksa ben yaratamazdım. Şimdi her şeye baştan başlamalıyım 'diyor baba, filmin finalinde.


Mother; sıkı bir tercüman. Tüm dillere vakıf. Finalindeki bu replikler, hem filmin hem de tüm yaratılış döngüsünün bir özeti niteliğinde.. Asla hiç bir şey yeterli gelmeyeni, daha çok olmak isteyeni, daha çok yaratmak, daha çok sevmek ve daha çok sevilmek isteyeni; hem o nedenle hep baştan başlamayı talep edeni bir yerlerden tanıyabildiniz mi ?


"Ardından onu güzel bir insan şeklinde düzenleyip ona rûhundan üfledi." Secde/9


"Yaratılışını tamamlayıp onu insan olarak düzenlediğim ve içine kendi ruhumdan üflediğim zaman, ona secde ederek yerlere kapanın." Hicri/29


#sinema #film #mother #anne 

#aronofsky #darrenaronofsky #filmyorumları #diziyorumları #beyazperde #filmdiziönerisi

25 Eylül 2026 Cuma

THE GIVER

SEÇİLMİŞ 
2014
ABD 
Bilim Kurgu 

Bir dünya düşünün. Bu dünyada her sabah duygularınızı yok edip sizi daha bir robotlaştıran bir iğne yapılıyor. Her şey kurallara göre işliyor ve kuralların dışına çıkan kimse yok. Hiç kimse öfkelenmiyor, her zaman mutlu. Hiç kötü söz söylemek hatta aşık olmanın ne demek olduğunu bilen kimse yok. Tüm bu şeyleri, nasıl bir birey olacağınızı yaşlılar konseyi belirliyor..


1937 de yazılmış bir kitabın uyarlaması bu film.
The Giver kapalı toplumları deşifre eden bir itiraf. Dominans dolu bir kümenin içinde her denileni tekrar eden papağanlar sürüsü. İtiraz ve intizar yok, olması da kabil değil. Çünkü tüm sürü memnun. Zindanlarını sırtlarında taşıyan iskeletler ordusu. Çünkü hudutların içi yani dikte edilen edimler konforlu, dışarıda ise müphem var. İnandırılan fasit bin korku. Ne ki kralların unuttuğu bir şey var; fıtrat. Yani ilahi yazılım. Elbet bir gün içeride bir yerde ve veya bir kişide dengelemeye geçecek olan o kod. Diyalektik bir sogulama ve itiraf.. Böyle olagelmiştir ve olagidecektir insan zihni ile tasarlanan tüm komünlerde.

The Giver, seçilmiş kişi veya hatıraların koruyucusu; 1937 den tüm zamanlara seslenen universal bir tez. Monomaninin şuura giydirilen çelik bir elbise olduğunu söyleyen fütüristik bir dil. Kulak vermeli !


22 Eylül 2026 Salı

KIZLARIMIZ

OUR GIRLS
KIZLARIMIZ
2025
Hollanda - Danimarka 
Yönetmen : Mike Van Diem


İlk sahnesinden itibaren içine çeken bir anafor.. Avusturya Alplerinin muhteşem manzaralarında tatile gelen iki aile. Dostlukları da izlediğimiz dağlar gibi zirvede. Premmium dünyalarında sıkı bir ilişki yumağı; ta ki o badireye kadar ! Menfaati bitenin muhabbeti biter muhitindeyiz artık. Kızları için zor bir ikilemde kalan iki ailenin muhiti yani. Yönetmen; annelik iç güdüsünü somutlaştırarak izleyeni insanî ve gerçekçi ikilemde bırakmayı sevenlerden. Babalar gerilim ve dram dolu bu hikayenin sosu. Pazarlık sahneleri ibret ve empati dolu. Savaş da her türlü faulu veya hileyi mübah sayanların, aynı silahla vuruldukları bir meydan burası. Pes etmek ve etmemenin cinsiyet sınavı. Muhtaç olmanın dayanılmaz ağırlığı altında kalmayı hiç düşünmeyenlere muazzam bir ders. Anima ve animuslarımızın dışa vurumu. Yani eril ve dişil tarafların denge arayışı..
Velhasılı çıkar ilişkisinin çıkmaz sokağında kaybolmak isterseniz harika bir lokasyon bu film. Yönetmen, müthiş biçimselliğin altında insan psikesi üzerine muhasebetik bir imza atmış sinema tarihine. 'Kızlarımız geleceğimizdir' diyor, egoların mağlubiyet kabul etmez hırsları üzerinden. Kâh ters köşe kâh ders köşesidir  'Kızlarımız'.


21 Eylül 2026 Pazartesi

KİRALIK AİLE

RENTAL FAMİLY 
2025
ABD 
Yön.: Hikari
Brendan Fraser (Balina bknz. filmi)
Dram

Babalık, aile kurumu ve yalnızlık üzerine dokunaklı bir hikaye. Sevgi, aidiyet ve kan bağlarına dair evrensel, Japon kültürüne dair lokal bir belgesel. Ne ki insanlar sevgiyi, sadakati ve hatta bir babanın sıcaklığını saatlik ücretlerle satın alıp ruhsal yorgunluklarını teskin etmeye çalışıyorlar. Egolar, insanın gölge taraflarını bir nebze teskin ediyor. Projekte ettikleri her zaman içlerinde biriken kavgaları ve veya anima animusları. Dolayısıyla da sektör çalışanına kalan bir yığın empatik muhasebenin içinden çıkmaya çalışmak oluyor. Zira merhamet ve samimiyet kapital kabul etmiyor. Dolayısıyla bu marj da, yazılımı ruhi hendeselerden menkul insanı tatmin etmiyor. Bilakis başkaca hesaplanışların sayfasını açıyor. 
Kiralık Aile ağır bir konu. Espritüel yaklaşımı onu sübvanse ediyor. İyi işlenmiş iç görülü bir sunum. Gerçeğin, her sahte adımın ötesinde beklediğini vurgulayan bir yapım. 




Gözetleme Kulesi

GÖZETLEME KULESİ 
2012
Türkiye 
Yönetmen: Pelin Esmer 

Bir kadın yönetmenin gözünden izliyoruz ülkenin içinde barındırdığı ve çık(ar)mak da istemediği travmalarını. Zira kroniğimiz olan sevgisizlik metastaz yapıyor organlarımıza. Böylece ensest gibi daha nice gayri ahlaki ilişkiler, teşhisi bir yana terhis ediliyor vücutta. Sonra Seherler isimsiz ve sevgisiz çocuklar bırakıyor miras (!) diye vatana. Belki o çocuklardan biridir; hayatında görmediği merhameti, samimiyeti ve veya kaybettiği değeri arayan Nihat. Yardım eli uzatması içindeki yaşanmamışlıkların bir itirafı. Şefkati ve samimiyeti gösterememesi de gösterilmediğindendir belki de? 
Kadınlara yaşatılanları bir şekilde diğer erkek oyuncular üzerinden de irdeliyor yönetmen ve gösteriyor bu sosyolojik problemi; konuşmadan veya konuşamadan geçen defolu ömürleri gelecek olan ömürlere... Ne yazık ki bu döngü bitmek bilmiyor bu topraklarda. Şimşek de çaksa yıldırımda düşse ayaklarının dibine kader hududunu aşamıyor. Velhasılı ismi ile de konuyu ünleyen 'Gözetleme Kulesi' gözetleme ve veya görmezden gelme oyununa dönüyor !


15 Ağustos 2026 Cumartesi

UNCHOSEN

SEÇİLMEMİŞ
İLAHİ KARDEŞLİK
2026
İngiltere 
Dizi / 1 sezon

Kapalı toplumların karakteridir kendinden olmayanları ötekileştirmek. Koşulsuz biat istenir. Akılla değil duygularla aktive edilir burada hayat. Soru sormak sorunludur. Düşünmek de öyle. Ne ki seçilmiş payesinin düş(ürül)me korkusu akaryakıtıdır bu kümelerin. Ve genellikle erkek hegemonyası üzerine kuruludur. Erkeğe hizmeti esas alır (gizli özne Tanrı erildir çünkü) ve kadını da ona bu hizmeti yerine getirmekle mükellef kılar. "Unchosen"  işte bunun tercümanıdır. Seçilmemişlerin jurnali.

Görsel atmosferi dizinin etkileyici yönlerinden biri oluyor. Soğuk İngiliz coğrafyası, genellikle gri hava ve yaklaşan fırtına hissi, dizinin hikayesini güçlendiren spiritüal bir kabusa dönüştürüyor.  “Unchosen” aksiyondan çok boğucu bir ruh hali yaratmaya odaklanıyor.

Seçilmişler otoritesini kadın bedeni ve psikolojik manipülasyon üzerine inşa eden bir site kurarlar her kapalı toplumda. Tanrı nın yardımını ve cennetini o denli istimlak ederler ki buna mudileri de kendileri de inanır. Bu serhoşluk realitenin görünür olmasını bloke eder. Ne ki unuttukları; dengeyi önceliyen ilahi kanunun bir gün balans için tahsilata geçmesi. Yani fıtratın mutlak galibiyeti. Tanrı nın insana madalyonun diğer tarafını gösterme üslubu. "Unchosen" bize tam da bunu söyler. Sessizce ama sağır edercesine !



 

29 Temmuz 2026 Çarşamba

GÜNAHKÂR RAHİBELER

THE MAGDALENE SISTERS 
2002
UK - İrlanda 
Peter Mullan 
Gerçek Hikaye


Yıl 1962.. Katolik kilisesinin ve dolayisiyla rahibelerin kontrolunde olan, aslinda adi ıslah evi olarak gecen bir yer. Yahut bir işletme. Başkalarının kirlilerinin (!) yikandigi bir çamaşırhane. Ve zorbaca tutulan kadınlar, buranın ameleleri. Yani kirletilen ruhlara sahip kadınların bu çamaşırhanede çalıştırılırken diğer yandan da günahlarından arındıklarına inandırılmaları. Kim tarafından ? Sapkınlığı, sahtekarlığı ve emperyal tavrı şiar edinmiş dindar (!) rahibeler tarafından.


Sürüler korku ile yönetilir. Dinler veya kapalı toplumlar da bu akaryakıtı kullanan en revaçta olan rejimlerdir. Felsefe değil. Zira felsefe, "neden ?" i soranların muhitidir. İnanç sorgulanmaz, sorgulanamaz. İtaat ister. Neye? Pascal 'Diz çök yalvar inanacaksın' der.
İhtiyaç mıdır? Teskin olmak ve etmek için bittabi. Sermayesine gelince; Cemil Meriç, 'İnsan. Tanrının cennetiyle dünyaya sahip olmak ister.' der.

Velhasılı bu film bir itiraf. Domine edilen ruhun kendini dengelemek adına diğer tarafa meylinin ve veya aslında obsesif tarafının itirafı. Kapalı toplumların her ne kadar dinle soslansa da defolu olduğunun ve illaki çatlak verip görünür olacağının ne ki istemeyenlerin sürekli üç maymunu oynayacaklarının itirafı. Belki de fıtratın intizarı !
 

AMRUN

AMRUN 
2025
Fatih Akın 

Bir çocuğun gözünden Nazizmin sinematografik yansıması. Özünden ise sessiz bir yankısı !

 “AMRUM” Hamburg un kuzeyinde bir Alman adası. Veya bölgenin kolektif şuurunun içinde kalan veya içinden çıkılmaz bir hâl alıp beslenilen bir metafor. 

1940’ların soykırımına başka bir pencereden yani bir çocuğun yaşadığı psikolojik, ideolojik ve duygusal kırılmalarından bakan bir film. Coğrafyanın kader olduğunu empatik olarak önümüze koyuyor yönetmen. Ahlak, toplum ve kültür üzerinden katmanlı bir köprü inşa etmiş. Nosyonu olanı da karşı kıyıya geçirmiş..

Anlamak ve veya anmak o zamanı.. Acıkana tereyağlı bir ekmek kadar lezzetli bir film. Teşekkürler Fatih Akın.

RAY

RAY 
Biyografi 
2004
ABD 

Bir biyografinin nasil film haline getirilebileceğinin harikulade bir örneği.. Ray Charles ın doğumundan ölümüne kadar tüm detayları anlatıp seyirciyi boğmak yerine hayatınının bir dönemini anlatarak geri kalanını izleyiciye bırakan öznel ve özel bir seçim. 

Paranın ve şöhretin kültür olduğunu bunu özümsemeyenin yani erdemini kaybedenin kaybolacağını ünleyen güçlü bir perspektif Ray. İnsana, psiko sosyolojiye ve aynı zamanda dönemin siyasi obsesyonlarına tutulmuş bir ayna.

Jamie Foxx adeta Ray'in yeniden dirilmiş hali ile lezzetli bir müzik ziyafeti ikram ediyor izleyene. Sevdiğine ve veya istidadına adanmış hayatın badireden başarıya harika bir izdüşümü bu film. Taylor Hackford'un onbeş yıllık bekleyişinin her anına değmiş ve perdeye nefis bir şekilde yansıtılmış.

"Sanatçı, normal olacak kadar anormal değildir" anonimi en güzel özeti bu filmin.

İyi ki gelmişsin bu gezegene Ray Charles.

28 Mayıs 2026 Perşembe

The Visitor

The Visitor 
2007
ABD 
Tom McCarty 
Dram



ABD nin kaçak göçmen sorununu bitmeyen 11 Eylül paranoyasında soslayıp nice masum hayatları kangren ettiğini ifşa ve veya itiraf eden bir film bu.

İnsanın hayatı kendince yani biriktirdiğince kâh mazbut kâh kasvetli kâh kompleksli akar. Ne ki bir gün kaderler başkaca kesişir. Bu kesişme ne coğrafya tanır ne din. Müzik gibi evrenseldir. Ki usulca aşka çıkar burada akışta kalanın yolu.. The Visitor kümelerin ve kesişmelerin metamorfe edildiği bir yapım aynı zamanda. Naif, ürkek ama latif bir anlatım. Düşünmeden nasıl bırakırsan kendini tınıya öyle ve tam da orada kendini bulduğun yere çıkan çıkaran bir kompozisyon. 

Ziyaretçi, bize herkesin vakitlice "ziyaretçi" olduğunu hatırlatan bir alarm. Melodisi aşkla ve sessizce çalan, çalarken de gönlümüzü alan.


9 Mayıs 2026 Cumartesi

GÖNÜL

Gönül 
2022
Komedi/Romantik
Soner Caner 

Gönülden yapılan her iş gibi nadide bir masaldır Gönül. Zira gönle dair olanda ne koşul ne de bedel konuşulur. Orada veya onda akıl yoktur. Ne ki tartan akıl, tasnif eden düşüncedir. Gönül hep meczuptur. Gözü de tabidir sözü de.. İşte böyle bir film bu ve veya seyir. İnsani olanın ilahi olana yol aldığı. 

Oyuncular ki biziz, senaryo ki dünya, film ki hayattır metaforik olarak. Oyunculuk müthiş herkes ve herşey yerinde, vazifesinde. Bizcileyin. 

Gönül, kültürün ve coğrafyanın harmanı. Müzikler bir meltem gibi d'okunaklı. Öfkeler insani, aşklar ilahi. Kostüm ve söz öze dair ayna. Senaryonun boşlukları soru işaretinden ziyade bir d'olgu, gönlü ile seyredene. Ve hatime; uzaktan bakıldığında hayatın komedi olduğuna dair imgesel bir elveda.

Velhasıl Gönül filmi bir serenat. Kuşların türkü çağırması, şiir okuması gibi mezarlıkta..  Meğer bize dair olan ne kadar da  yakında !


26 Nisan 2026 Pazar

GANJO DİLO


GANJO DİLO
ÇILGIN YABANCI 
1997
Fransa - Romanya 

Herkesin bir Nora Lucası, bir Leylası ve veya bir gözdesi olduğunu hatırlatan filmdir bu. Aslında aradığı özne (Nora) değil, aradığı yüklemdir yani müzik. Bulabilmek için ordan oraya gezmiştir ve sonunda bulmuştur; yaşamını müziğe adamış eğlenceli insanları. Nora nın şahsı manevisinde karşılaştığı samimiyet, tam da aradığıdır aslında. Bu vesile ile de muhabbetin de sanatın da lisanı yoktur, der GANJO DİLO.

Eğlenceleri, cenazeleri, ağıtları ve kapalı toplum olgusu ile tam bir kültür dersi bu film. Final sahnesi ise kanatlandırıp zirvelere konan bir yapıt başyapıt haline getiriyor GANJO DİLO yu. 

Siz de arayanlardansanız eğer; sevgiyi, aşkı ve dostluğu bulacaksınız. Kâh hayatta kâh bu filmde. İzlenesi, izlettirilesi...


24 Nisan 2026 Cuma

LOOPER


LOOPER 
(Döngücü)
Aksiyon 
2012
ABD 


2077 yılındayız ve zamanda yolculuk mümkün. Aam yasa dışı ilan edilen yolculuk zamanını yalnızca mafya kullanmakta ve ortadan kaldırmak istedikleri geçmişe yollayarak tetikçiler tarafından sürdürülmelerini sağlar. Gelecekten gelen kurbanları öldüren uzman tetikçilerin en iyilerinden biri Joe'dur. Ne var ki, Joe'nun yeni kurbanı, 30 yıl sonra gelen kendisidir. Hedefini öldüremeyen Joe, bu işi çözmelidir zira hedefini öldürmeyen hedeftir.


Sıkı bir aksiyon. İsminin hakkını veren bir döngü filmi. Sonu döngünün ters döndüğü bir girizgah !



Görünmez Kaza

YEK TASADEF SADEH
Un simple accident 
Görünmez Kaza 
İran - Fransa ortak yapım 
Jafer Panahi
2025

Görünmez Kaza her an birinin çıkıp hayatımızın seyrini değiştireceğini anlatan bir film. Hikayenin ötesinde İran’ daki rüşvet kültürüne dair keskin bir hiciv var. Çivisi çıkmış bir sistem, siyasi, ahlâkî meseleler ve sosyal ilişkilere yansıyan kısmını yönetmen o kadar akil ele almış ki mizah budur dedirtiyor insana.

Görünmez Kaza da devlet eliyle gerçekleşen zorbalık ve kadınların sivil hayata katılımındaki güçlükler hep merkezdedir. Gerçek mekânlarda, doğal ışıkla ve amatör oyuncularla çalışan Panahi; bireysel özgürlük, ahlaki deformasyon ve toplumsal baskı konularını ustaca servis ettiği bu film empatik bir hayranlıkla izlenir ve tavsiye edilir.


HODEJEGERNE

HODEJEGERNE
Kafa Avcıları
2011
İskandinav  Norveç 
Morten Tyldum

İnsan kaynakları uzmanı ve bir resim hırsızı aynı potada nasıl eritilir ? Aşk, para, şehvet gibi klişelere bulamadan bir film nasıl Hollywood'a tokat atar, son dakikaya kadar gizem nasıl korunur gibi sorulara görsel bir yanıt niteliğinde HODEJEGERNE.

Yakaladığımız girdaptan nasıl çıkacağımızı merak ettiren bir aksiyon. Farklı bir tat. Kekremsi. Bittabi ters köşe bir son. Her şey ve herkes bir organizasyonun parçası. Ne ki bütün de ancak parçalardan oluşur. Kafa Avcıları bir teşbih bence.  Zira avları salt film içre değil, bizim kafamız da bu programa dahil.






Nostalgia

Nostalji
1983
Rusya 
Andrei Tarkovski 

"Bir damla ve bir damla daha iki damla etmez. daha buyuk bir damla eder." mottosu ve deli adamın evinin duvarinda yazan "1 + 1 = 1" ile tasavvuftaki vahdet anlayışına gönderme yaptığı söylenir. Tarkovsky diyor ki;  Tanri ile her birimiz arasinda bir bağ vardır, hepimiz  bir bütünün parçalarıyız.

Dostoyevski, Tolstoy okuyarak büyümüş. Tarkovsky de Dostoyevski. Dolayısıyla onun metafizik sofrasında beslenmiş bir entelektüelin eserini seyrediyoruz. Edebiyat, felsefe ve film ilişkisinin başka hiçbir yönetmende olmadığı kadar Tarkovsky 'de iç içe geçtiğini düşündüren bir eser Nostalghia. 

Tarkovski kamerayı bir fırça gibi kullanıp nazenin bir resim yapıyor, bazen kalem gibi kullanıp didaktik bir şiir yazıyor, bazen de baget gibi kullanıp muti bir orkestra yönetiyor. Her filminden sonra tütsülerini yakıp, davulunu çalan bir şaman tarafından büyülenme hissini yaşatan bir yönetmen bu. Dünya durdukça anılacak ve anlaşılacak. Ruhu şad olsun...

22 Nisan 2026 Çarşamba

CADDO LAKE

CADDO LAKE 
Caddo Gölü 
2024
ABD 


Almanların meşhur "Dark" dizisinin Amerikan çevrimi diyebiliriz Caddo Lake için. Mantıki sorunları var ancak, yine de böyle bir filmde çok da sorun etmeye gerek yok kanımca. 

Zaman tüneli arayışı hep var ve olacak insanoğlunun. Buradaki hudut karakolu bir gölde gizli. Kaşif 1952 ye sıkışmış olanları kurtarmanın yollarını arayıp ait olan zamana döndürmenin peşinde. 

Bu klasmanda arayışı olanları tatmin edecek bir gizem barındırıyor bu film. "Dark" kadar beyin yakıcı değil ama daha rafine zaman zaman da ters köşe eder nitelikte.