3 Ekim 2026 Cumartesi

Yakshanba / Pazar

PAZAR GÜNÜ 
SUNDAY
2023
Özbekistan 
Shokir Kholikov

Film bir mekanda, eski bir evin avlusunda süregidiyor.. Zaman zaman evin içine de şahit oluyoruz. Evin sahip ve sahibesi ve aynı zamanda başrolleri iki yaşlı insan. Biri mütevazi, mazlum ve mahcup bir anne bir diğeri de ketum, aksi ve dünü yarına bağlamaya çalışan bir baba veya dede..

Evin avlusunda ağaç bir somya, pencereler kapılar hep ağaç ve coğrafyanın renkleri.. Kilimler, kumaşlar ve örtüler, textil endüstrisini kabul etmeyen direnişçiler. Karşıda tuşları kibrit (!) kutusu büyüklüğünde kumandasız bir televizyon. Mutfakta antika değerinde istikrarsız çalışan bir ocak. İçeride fişi çekilmeden uykuya müsaade etmeyen bir buzdolabı. Ama içlerinde mesud, bahtiyar iki mütevazi ihtiyar..

Evlatlar hep uzakta. Arada bir geliyor ve tatmin edebilmek için içlerinde ki şükranlığı, yeni teknolojik eşyalar getirip eskilerini alıyorlar. Bu da trajik bir bakiye bırakıyor ihtiyarlara. Mazinin dikenli yollarında büyüyenleri zamanın otobanları büyüleyemiyor. "Daha ne kadar yaşayacağız ki ? Bırak..." diyor yaşlı annenin feraseti bir yerde.

Işık, portreler, mekan seçimi ve en önemlisi özün işleyişi o kadar sade ve içten ki; izleyici yer değiştiriyor karakterlerle. Sadakatin, yoldaşlığın ve insan tabiatının filmi. Ödülleri toplayan mağmum ama vakur bir hikaye..


2 Ekim 2026 Cuma

PHILOMENA

Philomena 
UMUDUN PEŞİNDE 
2013
United Kingdom 
Biyografi 

Philomena katolik kilisesine ait bir azize ismidir. Aynı zamanda ve Yunanca gücün arkadaşı anlamına gelirken, İtalyanca da güçlü aşk veya sevgili anlamında kullanılıyor..

İrlanda nın katı kuralları olan bir kilisesinde genç bir kadın; Philomena Lee. Dünyaya getirdiği oğlunu cebren bir başkasına evlatlık veren kilise yönetimi. Elli yılın ardından evladını arayan dramatik bir öykü. İnançsız bir gazetecinin taşeronluğunda gerçek bir yolculuk.. 

Ne ki vasat bir hikayeden çok insanlık onurunu tartışmaya açan sosyo-teolojik bir sorgulama.  'İyi insan olmak için dine ihtiyaç var mı ?' nın muhasebesi.. Bir sekanstan bir diyalog;
-Günah çıkarmam lazım.
-Ne günahı ? Asıl Katolik kilisesinin günah çıkartması lazım, senln değil.
"Bir sürü genç kadını istememelerine rağmen hapsettim. Onları köle gibi çalıştırdım ve bebeklerini en yüksek fiyata sattım. 
Yaşasın körü körüne inanç ve cehalet !
-...

Tercihlere, inançlara ve daha çok duygulara dokunan bir bağ bu film. Empatinin ve samimiyetin dili. En çok da affedebilmenin erdemli vatanı.