29 Eylül 2026 Salı

BAĞLILIK / HASAN

Bağlılık / Hasan 
2021
Dram
Semih Kaplanoğlu 

Mütevazi, mutaassıp ve merhametli gözüken yengeç bir figür var karşımızda.. Hasan, bir ayna aslında ülkem insanına. Biçimi önceleyen özü bile isteye ıskalayan mutlak haklılık imgesi. Eşi Emine de dişil versiyonu. Hırslarını kapitalizme bende etmiş iki talip. Yaşadıkları gibi inanan ve tatsız yalanlarını marifet sayan defolu kumaşlar. Dini vecibelere kaçarak mesuliyetten kurtulacaklarını sanan mal bekçileri. 

Elma ağaçlarının taşlaması, kedileri Berduş un ve kuşların domates tarlasındaki ölümleri,  kaplumbağaların doğal arazilere kaçışları ve benzeri gibi şık ünlemlerle doldurmuş Hasan ın hikayesini yönetmen. Sinematografi cidden alkışlanası. Ne ki ses yönetimi için aynı şey söylenemez. Zira mikrofon kâh rüzgarın ağzına dayanmış kâh ağacın yaprakları arasında unutulmuş ! 

Ne ki Semih Kaplanoğlu kucağında yaşadığı toplumu Hasan üzerinden o denli güzel okumuş ki; kişisel tatminden yorulan gözlerimize, beratımızın vicdanımızda olduğunu göstermiş. Yani helâl müessesesinin adresini !




26 Eylül 2026 Cumartesi

MOTHER



ANNE 

Darren Aronofsky

2017

ABD 


Sinemayı klavuz gibi kullanmak veya tahlil ve terhis eden bir labaratuvar.. Silah, ses belki de kutsal bir nota? Gerçeği gözle görmeye alışmışlar için yavan ne ki özle arayanlar için bir armağan bu film. Sanat düşüncenin emrine girince içeride ne görmüş? Aranofsky i; elindeki fırça ile egzotik bir resim çizerken inanç tuvaline. Sadık, mukaddes ve metaforik bir resim bu. Boyaları çağlar ötesinden ithal.


Anne; merhamet ve fedakar, doğalına halel gelmeyecek kadar ! Baba misafirperver ve bağışlayıcı. Ötekisi olmayan yegane hakikat. Hem kamil hem arif hem de edib. Hanesinin kapısı her deneyime açık. Kimine cenk yeri, kimine kubbe, kimine de meyhane. Dışarıda ya gelecek olanlar var ya da gidenler. Hepsinin de gözü babanın rolünde, annenin muhitinde. Hepsi kast eyliyor bile isteye ikametgaha. Yetmiyor, annenin oğlunu da kurban ediyorlar hırslarına. Mağmayı tahrik edecek kadar öfkeli bir anne bırakıyorlar geriye. İdrakine ve şuuruna vurulan bu zincirlerden, cinayetlerden ve tahrip olan yurdundan hep babayı sorumlu tutuyor, anne. Ve;


+Sana yetemediğim için canım yanıyor..diyor 


+'Sen suçlu değilsin, benim için her zaman her şey yetersiz. Yoksa ben yaratamazdım. Şimdi her şeye baştan başlamalıyım 'diyor baba, filmin finalinde.


Mother; sıkı bir tercüman. Tüm dillere vakıf. Finalindeki bu replikler, hem filmin hem de tüm yaratılış döngüsünün bir özeti niteliğinde.. Asla hiç bir şey yeterli gelmeyeni, daha çok olmak isteyeni, daha çok yaratmak, daha çok sevmek ve daha çok sevilmek isteyeni; hem o nedenle hep baştan başlamayı talep edeni bir yerlerden tanıyabildiniz mi ?


"Ardından onu güzel bir insan şeklinde düzenleyip ona rûhundan üfledi." Secde/9


"Yaratılışını tamamlayıp onu insan olarak düzenlediğim ve içine kendi ruhumdan üflediğim zaman, ona secde ederek yerlere kapanın." Hicri/29


#sinema #film #mother #anne 

#aronofsky #darrenaronofsky #filmyorumları #diziyorumları #beyazperde #filmdiziönerisi

25 Eylül 2026 Cuma

THE GIVER

SEÇİLMİŞ 
2014
ABD 
Bilim Kurgu 

Bir dünya düşünün. Bu dünyada her sabah duygularınızı yok edip sizi daha bir robotlaştıran bir iğne yapılıyor. Her şey kurallara göre işliyor ve kuralların dışına çıkan kimse yok. Hiç kimse öfkelenmiyor, her zaman mutlu. Hiç kötü söz söylemek hatta aşık olmanın ne demek olduğunu bilen kimse yok. Tüm bu şeyleri, nasıl bir birey olacağınızı yaşlılar konseyi belirliyor..


1937 de yazılmış bir kitabın uyarlaması bu film.
The Giver kapalı toplumları deşifre eden bir itiraf. Dominans dolu bir kümenin içinde her denileni tekrar eden papağanlar sürüsü. İtiraz ve intizar yok, olması da kabil değil. Çünkü tüm sürü memnun. Zindanlarını sırtlarında taşıyan iskeletler ordusu. Çünkü hudutların içi yani dikte edilen edimler konforlu, dışarıda ise müphem var. İnandırılan fasit bin korku. Ne ki kralların unuttuğu bir şey var; fıtrat. Yani ilahi yazılım. Elbet bir gün içeride bir yerde ve veya bir kişide dengelemeye geçecek olan o kod. Diyalektik bir sogulama ve itiraf.. Böyle olagelmiştir ve olagidecektir insan zihni ile tasarlanan tüm komünlerde.

The Giver, seçilmiş kişi veya hatıraların koruyucusu; 1937 den tüm zamanlara seslenen universal bir tez. Monomaninin şuura giydirilen çelik bir elbise olduğunu söyleyen fütüristik bir dil. Kulak vermeli !


22 Eylül 2026 Salı

KIZLARIMIZ

OUR GIRLS
KIZLARIMIZ
2025
Hollanda - Danimarka 
Yönetmen : Mike Van Diem


İlk sahnesinden itibaren içine çeken bir anafor.. Avusturya Alplerinin muhteşem manzaralarında tatile gelen iki aile. Dostlukları da izlediğimiz dağlar gibi zirvede. Premmium dünyalarında sıkı bir ilişki yumağı; ta ki o badireye kadar ! Menfaati bitenin muhabbeti biter muhitindeyiz artık. Kızları için zor bir ikilemde kalan iki ailenin muhiti yani. Yönetmen; annelik iç güdüsünü somutlaştırarak izleyeni insanî ve gerçekçi ikilemde bırakmayı sevenlerden. Babalar gerilim ve dram dolu bu hikayenin sosu. Pazarlık sahneleri ibret ve empati dolu. Savaş da her türlü faulu veya hileyi mübah sayanların, aynı silahla vuruldukları bir meydan burası. Pes etmek ve etmemenin cinsiyet sınavı. Muhtaç olmanın dayanılmaz ağırlığı altında kalmayı hiç düşünmeyenlere muazzam bir ders. Anima ve animuslarımızın dışa vurumu. Yani eril ve dişil tarafların denge arayışı..
Velhasılı çıkar ilişkisinin çıkmaz sokağında kaybolmak isterseniz harika bir lokasyon bu film. Yönetmen, müthiş biçimselliğin altında insan psikesi üzerine muhasebetik bir imza atmış sinema tarihine. 'Kızlarımız geleceğimizdir' diyor, egoların mağlubiyet kabul etmez hırsları üzerinden. Kâh ters köşe kâh ders köşesidir  'Kızlarımız'.


21 Eylül 2026 Pazartesi

KİRALIK AİLE

RENTAL FAMİLY 
2025
ABD 
Yön.: Hikari
Brendan Fraser (Balina bknz. filmi)
Dram

Babalık, aile kurumu ve yalnızlık üzerine dokunaklı bir hikaye. Sevgi, aidiyet ve kan bağlarına dair evrensel, Japon kültürüne dair lokal bir belgesel. Ne ki insanlar sevgiyi, sadakati ve hatta bir babanın sıcaklığını saatlik ücretlerle satın alıp ruhsal yorgunluklarını teskin etmeye çalışıyorlar. Egolar, insanın gölge taraflarını bir nebze teskin ediyor. Projekte ettikleri her zaman içlerinde biriken kavgaları ve veya anima animusları. Dolayısıyla da sektör çalışanına kalan bir yığın empatik muhasebenin içinden çıkmaya çalışmak oluyor. Zira merhamet ve samimiyet kapital kabul etmiyor. Dolayısıyla bu marj da, yazılımı ruhi hendeselerden menkul insanı tatmin etmiyor. Bilakis başkaca hesaplanışların sayfasını açıyor. 
Kiralık Aile ağır bir konu. Espritüel yaklaşımı onu sübvanse ediyor. İyi işlenmiş iç görülü bir sunum. Gerçeğin, her sahte adımın ötesinde beklediğini vurgulayan bir yapım. 




Gözetleme Kulesi

GÖZETLEME KULESİ 
2012
Türkiye 
Yönetmen: Pelin Esmer 

Bir kadın yönetmenin gözünden izliyoruz ülkenin içinde barındırdığı ve çık(ar)mak da istemediği travmalarını. Zira kroniğimiz olan sevgisizlik metastaz yapıyor organlarımıza. Böylece ensest gibi daha nice gayri ahlaki ilişkiler, teşhisi bir yana terhis ediliyor vücutta. Sonra Seherler isimsiz ve sevgisiz çocuklar bırakıyor miras (!) diye vatana. Belki o çocuklardan biridir; hayatında görmediği merhameti, samimiyeti ve veya kaybettiği değeri arayan Nihat. Yardım eli uzatması içindeki yaşanmamışlıkların bir itirafı. Şefkati ve samimiyeti gösterememesi de gösterilmediğindendir belki de? 
Kadınlara yaşatılanları bir şekilde diğer erkek oyuncular üzerinden de irdeliyor yönetmen ve gösteriyor bu sosyolojik problemi; konuşmadan veya konuşamadan geçen defolu ömürleri gelecek olan ömürlere... Ne yazık ki bu döngü bitmek bilmiyor bu topraklarda. Şimşek de çaksa yıldırımda düşse ayaklarının dibine kader hududunu aşamıyor. Velhasılı ismi ile de konuyu ünleyen 'Gözetleme Kulesi' gözetleme ve veya görmezden gelme oyununa dönüyor !


15 Ağustos 2026 Cumartesi

UNCHOSEN

SEÇİLMEMİŞ
İLAHİ KARDEŞLİK
2026
İngiltere 
Dizi / 1 sezon

Kapalı toplumların karakteridir kendinden olmayanları ötekileştirmek. Koşulsuz biat istenir. Akılla değil duygularla aktive edilir burada hayat. Soru sormak sorunludur. Düşünmek de öyle. Ne ki seçilmiş payesinin düş(ürül)me korkusu akaryakıtıdır bu kümelerin. Ve genellikle erkek hegemonyası üzerine kuruludur. Erkeğe hizmeti esas alır (gizli özne Tanrı erildir çünkü) ve kadını da ona bu hizmeti yerine getirmekle mükellef kılar. "Unchosen"  işte bunun tercümanıdır. Seçilmemişlerin jurnali.

Görsel atmosferi dizinin etkileyici yönlerinden biri oluyor. Soğuk İngiliz coğrafyası, genellikle gri hava ve yaklaşan fırtına hissi, dizinin hikayesini güçlendiren spiritüal bir kabusa dönüştürüyor.  “Unchosen” aksiyondan çok boğucu bir ruh hali yaratmaya odaklanıyor.

Seçilmişler otoritesini kadın bedeni ve psikolojik manipülasyon üzerine inşa eden bir site kurarlar her kapalı toplumda. Tanrı nın yardımını ve cennetini o denli istimlak ederler ki buna mudileri de kendileri de inanır. Bu serhoşluk realitenin görünür olmasını bloke eder. Ne ki unuttukları; dengeyi önceliyen ilahi kanunun bir gün balans için tahsilata geçmesi. Yani fıtratın mutlak galibiyeti. Tanrı nın insana madalyonun diğer tarafını gösterme üslubu. "Unchosen" bize tam da bunu söyler. Sessizce ama sağır edercesine !