16 Kasım 2025 Pazar

10 Numaralı Kabindeki Kadın.

The woman in cabin 10
10 numaralı kabindeki kadın
2025
ABD 
Dedektif/Suç/Gerilim 


Premium yolcu gemisinde seyahat ederken korkunç bir sırra vakıf olan seyahat yazarının hikayesi..

İzleyeni sorularla ve hayallerle başbaşa bırakan bir dik duruşun anatomisi 10 numaralı kabindeki kadın. Sabrın, inancın ve aklın zaferi. Aksiyonel bir gerilim. 

Seyir edilesi bir yolculuk..




The Medium

The Medium 
2021
Güney Kore/Tayland 
Korku/Gerilim 
Bir şamanın gerçek hikayesi..

Belgesel tadında interaktif bir film deneyimi.
Paranormal olayların içine davet eden empati. 
Şamanın üzerinden ölülerin dünyasına geçiş yaptıran oyunvari izlek. Denenesi..!?



Bab'Aziz / Ruhunu seyreden derviş

Bab'Aziz 
Ruhunu seyreden derviş 
2005
İran / Tunus 


Bu filmden öte bir eser. Sinemanın felsefe derslerinden biri. Dini eviren, evrenselleştiren metafor yumağı. Zira "Dünyadaki ruhlar adedince Allah a giden yollar vardır" diye başlayarak izleyeni senkronize bir yolculuğa davet ediyor..

Burada masumiyet ve hikmet el eledir, başlangıç ve son, hayat ve ölüm yani..
-Yalnız başına gidemez misin?, der çocuk. -Yolumu bulurum, der ihtiyar. 
-Ama ya kaybolursan ! der göz. 
-İman sahibi asla kaybolmaz benim küçük meleğim, der irfan. Mutmain bir nefs asla yolunu kaybetmez. 
-Peki toplantı nerede, der masumiyet.
-Bilmiyorum, der hikmet...

Bab-ı Aziz ; yücelik kapısı demektir. Aslında  insanlara gerçek aşkın yolunu gösteren bir rehber. Kendi yollarını bulmaya yardımcı olan. Bilge, kadim kişi. Kamil. Gönül gözüyle gören. Lakin ihtiyarın kör olmasının bir anlamı vardır .“Göz görmemek için var” der Aristo. Hakikatin üzerindeki perdedir göz. Gözü görmeyen, gönül gözüyle bakandır...

Bu eserin her köşesinde bir metafor bir girdap var. Ne ki hatime şöyle: Dünya çölünde herkes gibi o da aşkını, Nur’unu arıyor..
Ishtar, yoldaşları olan Zeyd için “Ama o bir derviş değil ki…” demesi üzerine 
Bab’Aziz, mesajını iletiyor Ishtar’a;
“Kim bilir… Bu büyük dünyada herkesin tamamlaması gereken bir görevi vardır. Bunu unutmadığın sürece, diğerleri çok da önemli değildir. Ama eğer bundan başka her şeyi hatırlıyorsan, hiçbir şey bilmiyorsun demektir.”



14 Kasım 2025 Cuma

Autopsy of the Jane Doe / OTOPSİ

Autopsy of the Jane Doe 
OTOPSİ 
2016
Korku/Gizem 


Rasyonel gerçekliklerden başlayan fakat 
ilerleyince paranormal olaylara bulanan bulayan bir film Otopsi. Zira kriminal bir konu derken direksiyonu o kadar sert bir şekilde fizikten metafiziğe kırıyor ki izleyenin savrulmaması kabil değil. Bu bağlamda olan kitlesel talebe cevap veren bir korku alternatifi.


ASABİYİM BEN

ASABİYİM BEN 
2014
İspanya/ Arjantin 

İnsan duygularının sınırlarını araştıran altı bağımsız hikaye. Kara mizah ve dram arasında bir köprü. Subjektif çatışmalar, sosyal gerilimler, hak ve özgürlükleri ile saf bir ironi.  Absürt bir trajedi bu film.

Asabiyim ben, insana dair özsel bir anatomi dersi. Dersten derse geçerken teneffüse ihtiyacınız yok ! 


A SEPERATION/ Bir Ayrılık

Bir Ayrılık 
2011
İran 
Dram 

Kameranın durduğu yerde yargıç var. Ana temada gizli özne hep bu aslında .

Bir Ayrılık hikayesinin şaşalı, hormonlu bir sunumun aksine, çok daha klasik bir anlatı yapısı var. Marjinal yanı ise seyircinin konumunun, doğrudan İran hukuk sisteminin temsilcisi olan yargıçla eşleştirilmesi ve konunun herkese yaklaşımı değişirken yargıç pozisyonunu kabul ettirmesidir bence.. Sinema da sanat da bu değil mi zaten ?

Zira coğrafyanın kederini kaderi bilmiş ve sırtları kamburlaşmış insanların hikâyelerini, onlara acımadan, büyüklenmeden, onları yargılamadan teker teker anlatması ve seyredeni empatik bir muhasebeye davet etmesi Bir Ayrılık hikâyesine şahit olanların yapıştırıcısı. Yatıştırıcısı değil ama !

Hülasa, çok şey bildiğimizi sanarak yaşarken bilmediğimizi bilmeden ayrılıyoruz dünyadan.
Seçimler ve sonuçları hep müphem !

YARATILAN

Yaratılan 
2023
Çağan Irmak 
Dizi / 8 bölüm 

Osmanlı'nın son dönemlerinde geçen bir hikayedir Yaratılan. Frankenstein'in yerli uyarlaması. Anadolu ya öyle güzel harmanlanmış ki ölüm ve sonrası, aşk, kibir, hırs, yalan gibi bir çok duyguyu barındırır içinde. O zamanın sosyalitesi, inançları ve ahlakını da çok iyi işler.

Yazılımsal olarak insan daima ölüme karşı direnmiş veya tekrar yaşamanın/gelmenin yolunu aramıştır. Çağan Irmak bu hasleti Frankenstein üzerinden evirmiş ve latif bir şekilde sunmuş..

Yaratılan; "Ben cehennemi gördüm Esma. Aşkı hiç bilmemiş kalplerin yandığı yerdi"...derken müthiş bir haşiye açar dimağlarda. Zira, insan kibirlidir. Kopernik bile bu kibri yıkamamıştır. Kibir sevgiyi öldürür sevgisizlik de insanı, diye fısıldar dizinin çok yerinde.

Ziya ve İhsan’ın hikâyesi bizi olduğumuz yere çakar ve gözlerimizin içine bakarak: Ölümlü olmak adil değildir ama ilahi adalet ancak ölümle sağlanabilir, der.