10 Nisan 2020 Cuma

Corona ya dair..



Bu bağlamda Yaradanın insanoğlundan taleplerine en çok hizmet eden, tebliğ yapan hareket şu Korona. Aktuelitik tabirle insanları dürten bir ilahi medya seferberliği. Bir melekler topluluğu.
Beklenen uyarıcı !
-Siz kıblenizin, tapınaklarınızın ve bahşedilen nimetlerin değerini bilemediniz, hadsizlik yaptınız; Şimdi çıkın dışarıya ama hür olarak değil, mahkûm olarak ! Zira yeryüzünde özgürce dolaşmayı hak etmiyorsunuz. Zinhar, Ali-İmran 137 / Enam 11 / Tevbe 2 / Nahl 36 / Neml 69 ve Ankebut 20 de demedi mi size yaradan ?  ".. yeryüzünde serbestçe gezin ve hakikati yalanlayanların sonunu görün !" diye. Gezdiniz ama görmediniz, şimdi bekleyin sığınaklarınızda gün be gün yaklaşmakta olanı. Ve bari şimdi okuyun makara diye atfettiğiniz Bakara 155 i ! " Sizi ölüm tehlikesiyle, açlıkla ve ekonominizin kaybı ile sınayacağız. Sabredenleri müjdele.."

23/03/2020 İstanbul

9 Nisan 2020 Perşembe

28 Gün Sonra


28 Gün Sonra / 28 Days Later

Menşei : İngiltere

Dil : İngilizce

Yıl : 2002

IMDb : 7.6/10

Maymunlar üzerinde yapılan deneylerde niçini belli olmayan bir serbest bırakılma. Maymunun oradaki kişileri ısırması ve virüsün yayılmaya başlaması..

"28 gün sonra” bir hastane odasında uyanan Jim ne olduğunu anlamaya çalışır. Boş sokaklarda dolanır ve gazetelerde “tahliye” haberlerini okur. Pandemi ile yüz yüze olduğunu anladığında diğer yaşayanlarla buluşur ve film "Walking Dead" e evrilir.. Virüs koşan zombilere çevirmiştir insanları ! "28 gün sonra” için asıl konunun dışına çıkıldığı, çok korkunç olmayan bir korku filmi diyebiliriz ?

Bu film için Londra'nın bazı bölgeleri sabah saatlerinde trafiğe ve insana kapatılmış.. Bence filmin en çizgi dışı yanı bu. Bittabii o dönem için ! Zira pandemi yılı 2020, salt bir bölgede değil bunu tüm gezegende bile isteye uyguladığımız bir yıl oldu. Uygarlık oyunumuzda öğrendik ki, kıyametin statü farkı gözetme opsiyonu yok ! Bu ve bunun muadili senaryolar binlerce yıllık birikimin 28 günde sona ermesi için yeterli bir süre olduğunu haykırıyor. Görüyoruz ki; bugün bu muhayyile hakikate derc oluyor ve tükettiklerimiz bizi tüketiyor.. Kafa tuttuğumuz ilahi kurallar bizden çok daha sıhhatli !

Bugün 28 gün sonra demek, kaderin imzasız bir mektubu. Limandan mı, zindandan mı meçhul !

8 Nisan 2020 Çarşamba

Guguk Kuşu (One Flew Over the Cuckoo's Nest)

Guguk Kuşu 
Menşei      : ABD 1975
Dil.             : İngilizce
Yazar         : Ken Kesey 1962
Yönetmen : Milos Forman / Çekoslovakya
IMDb.         : 8.7/10

İçtikçe artan susuzluk gibi enfes bir doğa gözlerimize ÖZün GÜRlüğünü sunuyor filme girerken.. Ardından bir sığınağa girer gibi giriyor ve buluyoruz kendimizi akıl hastanesinde pardon guguk kuşu yuvasında ! Zinhar guguk kuşu bir metafordur. Şöyle ki; türler kuluçka asalağı olup, yumurtalarını yabancı kuşların yuvalarına bırakır, böylece yavru gugukların bakımını üvey ana baba üstlenir. Bu bir kısır döngü olarak devam sağlar.. İşte bu dünya bizim memleket !
Filmde her ne kadar McMurphy baş rol gibi gözükse de bence lokomotif kızılderili şef Bromden dır. Şef Bromden burada; baskı altına alınmış, susturulmuş, konuşmasına müsaade edilmeyen ötekileri temsil eder. McMurphy ise bağnaz sistemi çözmüş, başkaldıran bir devrimcidir. Asıl metafor ise bittabi hastanedir. Zira bu akıl hastanesi; despot, bürokrasiye gömülmüş, güya hürriyet timsali amerikan sistemine güçlü bir atıftır. Hemşire Ratched bu ülkenin kurallarından taviz vermeyen, rakip istemeyen, vatandaşlarını tedavi yerine taciz edip her daim seme kalmalarını arzulayan, hiç bir demokratik oylamalara tahammülü olmayan, 'bana ve ekibime kadar demokrasi' diyen tehditkar bir başkan.
McMurphy başhekimin odasına girdiğinde doktorun masasında duran, balıkçılığa zaafına dair gördüğü fotoğraftan kerteriz alıp sokaktaki insanlardan daha deli olmayan arkadaşlarını doktorun teknesi ile terapiye pardon balığa çıkarması rejim hariç herkese iyi gelen bir iyilikti. Yine McMurphy nin banyodaki kaçma planına dair halkla iddialaşması, mağlubiyeti ve ardından "en azından denedim !" mottosu ile sıkı bir ders vermesi.. Ya demokrasi için çırpınmasına ne demeli ? Bir oy için ferdan ferda dolaşmasına..? Hem de arkadaşlarına terapi mahiyetinde final maçını seyrettirmek için. Ne ki subjektif yönetim yine kabul etmez halkın talebini. Fakat McMurphy yılmaz ve televizyon kapalı olmasına rağmen seyreder gibi sunum/parodi yapar dostlarına. Diğer tüm kısımlarda da hep fedakarlığına şahit oluruz.. Nereden mi ? Şef Bromden ın gözünden. Çünkü herkes Bromden ın kaderine hizmet eder filmde. Onun hasretlerinin ya da kendini koruma tercihlerinin tetikleyicisidir tüm hamleler. Ülkede küçülen, dışlanan bu dev adam veya güruh, McMurphy nin demokratik insancıl tavrı ile yeniden büyümeye başlar ve özgürce koşabileceği güne dair inancını kazanır yeniden. Ne ki, 'beni almadan gitmeyeceğini biliyordum' diyor lobotomi (beynin frontal lobunun operasyon ile alınması) olmuş dostuna. O da onu almadan gitmiyor, kendinden !

Guguk Kuşu sinema sanatının özgürlük cephesinde açılan kült bir mevzisidir. Burada savaşanlar yani bu başyapıtın altına imza atanlar hasta edilen toplumların çığlığına tercüman olmuştur. Selam olsun..


7 Nisan 2020 Salı

Melancholia (2011) Melankoli

Menşei      : Danimarka, İsveç, Almanya
Dil.             : İngilizce
Konu.         : Bilimkurgu-Dram
Yönetmen : Lars Von Trier
Yıl.             : 2011

Melancholia  
farklı bir kıyamet filmi. Dünyaya yaklaşmakta olan Melancholia gezegeninin ana karakter Justine üzerindeki etkileri, yönetmenin Lars Von Trier in astrolojik felsefeler konusunu irdelemek  istediğinin bir bölümü sadece. Film boyunca yönetmen tüm karakterlerin hayallerini noktalayan, geleceklerinin kapılarını kapatan kıyametlerini anlatıyor aslında.  135 dakikanın aynı mekanda fasit bir dairede geçmesi, soyutlanmış bir dünyada ötekilerden uzak karakterler ile bir felaket filmi için marjinal kareler izleten Melancholia, yüksek bütçeli kıyamet filmlerini de terbiye ediyor 'felaket senaryosu öyle değil böyle yazılır' diye..
Her karesinden sürrealizm ve sembolizm akan, güçlü bir sanatsal yöne sahip Melancholia. Bu minvalde maziye gidiyoruz, Osmanlı ya ! Mai hülya. Yani o zaman ki melankoli hastalığının ismi. Mai yani mavi rüya. Melankoli; vücuttaki ısının artmasıyla dimağı-beyni sarması. İlginçtir ki bunun astrolojik karşılığı Satürn gezegenidir. Satürn astroloji de mavidir. Yönetmen Satürn yerine Melancholia gezegenini koyuyor. Ve sembolizm metaforik olarak devam ediyor.. Filmin bir yerinde Justine in duvardaki tabloları indirip yerine Michelangelo nun Golyatın kellesini kestiği sahneyi koyar. Böylelikle yönetmen ölümün karşısında bilimin bir şey yapamadığının mesajını veriyor. Kimle ? Yalnızlığı seven, intihara meyilli, aklı terk etmiş bir melankoli hastası ile ! Zira akıl gittiği için onlara bir armağan verilmiştir; sezgileri güçlüdür. Yani Trier; akıldan fedakarlık edilerek hakikatin bilgisine tahammül edilebilir veya taşınabilir, diyor. Ve devam ediyor sihirli mağara metaforu ile; çünkü çubuklardan yapılan bu mağara-simge dindir. Tehlikeyi fark etmelerine rağmen inandıkları için elçinin davetine icabet eden halkın girdiği sembolik mekan. Gerçek tahammül edilemeyecek kadar keskindir fakat inanç bizim güvende hissetmemizi sağlar. Herkesin fıtri olarak buna ihtiyacı var başka çare yok, demenin sanatçası Melancholia.

5 Nisan 2020 Pazar

The Banishment ( Izgnanie 2007 ) Sürgün

The Banishment  ( Izgnanie 2007 ) Sürgün

IMDb : 7.6/10

Menşei : Rusya

Dil : Rusça

Tarkovskiy’nin tahtının varisi olarak görülen Andrei Zvyagintsev ikinci filmi olan Izgnanie ile (The Banishment) tarzından ödün vermeden misyonuna devam ediyor.. Film, şehirden kırsala tatile giden bir ailenin trajedisini anlatıyor. Oldukça durağan ilerleyen ve yer yer seyircisini sıkan bu film sanki yüzlerce fotoğraf karesinin bir araya gelmesiyle muazzam bir görsel deneyim de sunuyor. İçerik olarak seyircinin zihninde edindiği boşlukları zaman zaman dolduran diyalogları ve önermeleri ile izleyeni kompozisyonun içinde tutmayı başarıyor.

Gizli özne olarak din, filmin başucunda duruyor. Zira girizgahta bizi filmin de özeti sayılabilecek Korintliler 13:1/8 deki pasajla karşılıyor yönetmen;

İnsanların ve meleklerin diliyle konuşsam

Ama sevgim olmasa

Çalan bir gong veya çınlayan bir zilden hiçbir farkım kalmaz.

Kehanet yeteneğim olsa, bütün sırları ve bilgileri çözebilsem;

Hatta dağları yerinden oynatacak kadar büyük bir inancım bile olsa…

Ama sevgim olmasa, ben bir hiçim.

Varımı yoğumu sadaka olarak dağıtsam,

Bedenimi yakılmak üzere feda etsem…

Ama sevgim olmasa,

Bütün bunlar bana hiçbir şey kazandırmaz.

Sevgi, sabırlı ve yumuşaktır.

Sevgi, kıskanmaz veya övünmez.

Sevgi, kaba veya çirkin değildir.

Sevgi, kendi isteklerini öne çıkarmaz.

Sevgi, kolay kolay öfkelenmez.

Sevgi, kötülüğün hesabını tutmaz.

Sevgi, yapılan hatalara sevinmez.

Onun için asıl olan gerçektir.

Sevgi, her şeye katlanır.

Sevgi, her şeye inanır.

Sevgi, her şeyi umut eder.

Sevgi, her şeye dayanır 

Filmin salt yüklemi olan hamileliği, İsa’nın Meryem’e müjdelenişini bağdaştırmaya çalışılmış metaforik imgeler var sonra. Örneğin, Çocukların puzzle’da oldukça uzun bir planla Da Vinci’nin "Müjdeleme" tablosuna gönderme yapılmış.. Meryem bir erkekle ilişkiye girmeden, tanrının lütfu, sırrı ve keremi ile gebe kalmışsa filmdeki anne karakterini de subjektif açısı ile ilintilemeye çalışmış.

Velhasılı sürgüne giden bir ailenin sürgüne gönderdikleri ilişkileri ve yaşamlarını konu alan film, Cannes Film Festivali’nde en iyi erkek oyuncu ödülü ile dönmüş. Yudum yudum ilerleyen bir hikaye de kendini bulmak isteyenlere...


26 Ağustos 2019 Pazartesi

KEFERNAUM (2018) IMDb 8,5


  CAPERNAUM, İncil' de adı geçen lanetli şehir..
  CAPHARNAÜM, Fransızca da kaos ve veya karışıklık
  KEFERNAUM her ikisi ile de müsemma, münasip, müntesip 

  Lübnanlı kadın yönetmen Nadine Labaki tüm dünyayı uyandırıyor ve 'şükür müthiş bir şey!' diyor. Sonra yaraya işaret ediyor. Çocuk Zain' in veya muadillerinin bıraktığı yaraya. Mutsuzluğun kesin olduğu bir dünyaya.
  Bölgenin damarları mülteci sorunu, aile planlaması, çocuk gelinler, var olma telaşı gibi hep ölüme senkronize atıyor. Ne ki çocuk Zain, '' Dünya berbat bir yer, biz ötekilerin paspasıyız! '' derken hayatın kaç bucak olduğunu haykırıyor. Sonra hakim soruyor;
- Ailenden şikayetçi misin ?
- Şikayetçiyim..Yaşadığım için, beni dünyaya getirdikleri için !
- Peki bir isteğin var mı onlardan ?
- Artık çocuk yapmasınlar ! Yetişkinler lütfen beni dinleyin; yetiştiremeyecek olanlar çocuk yapmasınlar..
  Bu, çocuklara yaşanacak bir hayatın bırakılmadığının serzenişidir. Ama ne yazık ki yankısı hep kendilerine döner ve bu müphem hayat içinde el yordamıyla yollarını bulmaya çalışırlar. Coğrafyanın kaderi midir bu, belki..? Zira filmin bam teli, en güzel özetidir Zain in başka şehirde tanıştığı kendisinden iki yaş büyük bir kız ile diyaloğu;
-  Ülken senin olsun Zain, ben gidiyorum..
-  Nereye ?
-  İsveç e
-  Niye ?
-  Orada çocuklar eceli ile ölüyorlarmış !

  Ve son enstantane de vesikalık fotoğrafı için zorla gülümsetilen çocuk, gözleriyle; ''Mutlu görünüyor olabilirim ama buna inanma !'' diyor.. Bu kahredici ıssızlık, dünyanın her köşesini kaplayan işgalin sesidir. Faili meçhul bir işgalin !

22 Ağustos 2019 Perşembe

ÇERNOBİL Tv Series (2019) IMDb 9,7



 Bu gezegenin en tehlikeli enerji kaynağıdır yalan.. Tabii ki bunun en büyük ve en organize reaktörüdür insan. Menfaat çekirdeklerinin çarpışması sonucu oluşan bu toksik, bulduğu ilk füzyonda çoğalır. Ham madde sorunu olmadan her türlü meteorolojik şartlarda çalışır. Hem ucuzdur hem de santraller arası transferi oldukça basit. Bağımlılık yapar, radikal kararlar alınmazsa nesilden nesle etkileşimde bulunur. Emaneti ehline vermeme, bizdencilik, liyakat gasbı ve subjektif hukuk hepsi yalanın yegane akrabalarıdır. Ne var ki güvenilir ve sürdürülebilir değildir. Prof. Legasov un dediği gibi; '' Söylediğimiz her yalanla gerçeğe borçlanırız. Ve eninde sonunda o borç ödenir ! ''
  Diziye gelirsek, bana göre en güzel anekdot; Bakanın kömür madeni emekçileri tarafından kömüre döndürüldüğü andır. Ve '' İşte şimdi Kömür Bakanına benzedin..! '' eşitlemesi, hakem tarafından komünizm ve demokrasi aleyhine çalınan doğru düdüktür. Sonra Kgb / Sovyet iktidarının gerçekler veya doğrular için savaşanlara, '' Olmayacak bir şey için niye kaygılanıyorsun ki ? '' ihtarı ve bilim insanından rasyonel kapak: '' Bunu paramızın üzerine basmalı ! ''
  Çernobil ne yazık ki sırların ve yalanların üzerine kurulmuş bir göz yumma bil/işim evi.. O yüzdendir ki reaktör çekirdeğini patlatan fizik değil yalandır. Masum insanların, emekçilerin, evcil hayvanların ve toprağın katili ! Çernobil bilinmesi gereken bir bilim, kuşaktan kuşağa seyreltilmeden seyrettirilmesi gereken bir ünlemdir. Belki de bir ipucudur Çernobil; yatsı vakti ve mumuna veya gezegenin sonuna dair ? Belki de, '' Yalan Dünya '' mottosu yalan değildir !