23 Nisan 2020 Perşembe

Dedemin İnsanları

Menşei     : Türkiye
Yönetmen: Çağan Irmak
Yıl.             : 2011
IMDb.        : 8/10

Küçük bir Ege kasabasında yaşayan on yaşında bir çocuk ve dedesi aracılığıyla, bir ailenin ve bir ülkenin geçirdiği evrimi anlatıyor..

Hikaye ve veya dram Girit’ te yaşayan Türkler in bir sabah doğdukları bu topraklara ait olmadıklarını küfrederek söylemeleri ardından Türkiye’ ye sürülmeleri ile başlıyor. İzlerken, mübadeleye, öteki olmaya, nereye gidersen git bir yere ait olamamaya, iki yakaya, azınlığa, ihtilallere farklı bir pencereden bakıyoruz.

Zira film iki yakada iki parça. Mübadele ve ihtilaller. İki toplumsal mesele anlatısı.  Bir daha yaşamamak için herşeyi anlatan cesur gerçek bir hikaye. Mübadele çilesi, milliyetçilik mücadelesi, sürgün ve çocukluk.. Doyasıya drama.

Evet Çetin Tekindor her zaman ki gibi sinemamızın büyük emektarlarından, lokomotiflerinden biri. Dedemin İnsanları ndaki yegane özne o lakin Ozan ı oynayan çocuk karakter (Durukan Çelikkaya)  bence olağanüstü bir performans. Neşeyi hüzne galip getiren. Türkçe sözcüklerin yanına bazen Yunanca kelimelerin monte edilmesi ayrıca alkışlanası. Dedemin İnsanları, yaşamamış insanlara yaşanmış bir hikaye..

Ezcümle Çağan Irmak filmleri Türk Sinemasında; farklı yamaçlarda dinlenen, yaylaların havasını getiren, durulmayan debisi ile nefis bir ırmak.

22 Nisan 2020 Çarşamba

Şahsiyet

Şahsiyet / Persona
Dizi / Series

Menşei.    : Türkiye
Dili            : Türkçe
Senaryo.   : Hakan Günday
Yönetmen: Onur Saylak
Yıl              : 2018
IMDb         : 9.1/10

Unutmak mı, hep hatırda tutmak mı diye bir seçim olsaydı muhtemelen çoğunluk unutmaya verecektir oyunu. Zira unutmak fitridir, insanidir. Aslında iyileştirici yanı vardır unutmanın. Çünkü unutan yüklerinden kurtulur ve yoluna revan olur..

"Ne güzel olurdu değil mi yanlış bildiğimiz her şeyi unutsak sadece doğrular kalsa burada..” diyor Agâh Beyoğlu. Sonra muhakeme devam ediyor ve "Bütün hatıralarım, bütün hayatım, her şey silinip gidecek. Ben ne olacağım? Şahsiyetim ne olacak?" diyerek bir paradoksun içinde buluyor kendini.
Aynı hissiyatı adli tıpta ki polis de şu replikle katılıyor Agâh Bey e 
-"Şair demişki: Hayat hatıradır. Unutursan ölürsün !
 -"Kim demiş bunu, hangi şair ?"
 -"Unuttum !"
Fakat unutmakla hatırlamak arasında derin bir bağ vardır. Yer değiştirebilir bunlar zaman zaman. Kişi buna karar veremez kimi zaman. İnsanın yönlendiremediği güç vardır ve burada toplumsal hafıza devreye girer. Ne ki son demde polis Firuz itiraf ediyor bunu ;
"Sadece sen mi hastasın sanıyorsun? Bu ülkede herkes hasta. Bu ülkede her şey unutulur” sözleri ülke gündeminde bile her şeyin unutuluverdiğine vuruyor.

Sonra kasabanın aslında adalet arayan adamın evinin önünde toplandığı sahne Sivas’taki Madımak Oteline gönderilen akil ve alkışlanası bir metafor değil de nedir ? Ya gazeteci Ateş' in ismi ve başına gelenler; mesleğine gönül veren, sistemin şifresini çözen, istifa eden ve akıbetini Uğur Mumcu ile bir eden metafor ? Ve 1982 yılında çevrilen İffet' in Şahsiyet dizisi sayesinde otomobilin camına tacizcinin kafasını sıkıştırarak gaza basması da İffet’in yani Müjde Ar ın çektiklerinin intikamını alması değil mi ?
Şahsiyet bir çok mottosu olan bir özdeyiş aslında..
“Hayatını adalete adamak, öyle şahsi bir mesele değil. Bir Şahsiyet meselesidir !”
"Geçen doğum günümde yine bir dilek tuttum, çocuk gibi. Ne diledim biliyor musunuz? İyi bir insan olmayı !"
"Sakın bana ben de sevdim demeye kalkma. Seninki sevgi değil,hınç. Hınçla sevilmez!"
"Alzheimer çok ciddi bir hastalık. 
Benim gibi ciddi bir adama da öylesi yakışır zaten."
"Yalan söylemenin en kötü tarafı yalan söylediğini hatırlamaktır.."
""Vicdan denen şey bağırsak gibidir. Sen uyurken de çalışır."
...ve Nazım Hikmet in sanki dizi ile parsellenmiş;
"Başım köpük köpük bulut
İçim dışım deniz
Ben bir ceviz ağacıyım, Gülhane parkında
Budak budak, şerham şerham
İhtiyar bir ceviz
Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında" dizeleri muhasebetik bir tat katmış diziye..

Şahsiyet, toplumun kadınların omuzlarina bindirildiği ağır yükleri ne de güzel anlatmış.
Salt Reyhan ile değil, demokratik ve kolektif  tüm kadınlar ile kendi sorunlarını. Bir kelimenin potansiyel gücünün sosyolojik baskısı, lal olan dillerin bir kurşunla açılımı ve veya  günü gelince adalet arayışı.. (Deva’nın hiç konuşmayan kız arkadaşı Süveyda, kendisine ”o…” diyen delikanlıyı verdikleri partide babasının silahıyla vurması.)
Agâh Bey' in "Şimdi adalet ayrı hukuk ayrı.." ünlemesi, iki el silah sesinin imzası, Ateş bebek, bozulan televizyonun önündeki 'Hala ortağız, unutmadım !' bakışı sonrasında 1945 yılında Azeri bir türkü olarak literatüre giren ve sanki bizim mazlum Reyhanımıza atfedilen;
"Dağlar kızı reyhan reyhan reyhan 
Analar kuzusu reyhan reyhan 
Bir tanesin ay gız...  "
ile sonuca giden ve giderken bizi de götüren Şahsiyet, gerçekten şahsiyetli alkışlanası bir diziydi..



Şahsiyetini kazan ve faziletini kemale eriştir, zira sen cisminle değil ruhunla insansın.
İmam-ı Gazali

Şahsiyetinize bir şey katmayan her hareket, mutlaka şahsiyetinizden bir şey eksiltir.
Dale Carnegie


19 Nisan 2020 Pazar

Otomatik Portakal

A Clockwork Orange
Otomatik Portakal
Yıl                : 1971
Yönetmen  : Stanley Kubrick
Menşei       : İngiltere
Dil.              : İngilizce
IMDb.         : 8.4/10

Öncelikle söylemeli ki herkesin kendini yakın hissedebileceği bir film değil Otomatik Portakal. Zira Stanley Kubrick’inn filmlerinde ana tema: kural, baskı, toplum değerleri olmadan insanın gerçek doğasını sergilemektir. Cinsellik, şiddet ve metafizik gibi uçurumlar onun labaratuvarıdır adeta. Onun için sinema, hem bir sanat hem de bilim dalıdır. Filmlerini bir bilim adamı titizliğinde işleyen yönetmen her filmi ile izleyicisini biraz daha büyüsünün etkisi altına alır. 

Otomatik Portakal tecavüz şiddet ve hırsızlık gibi suçlarla çevrelenmiş insanı tek tip üretim malları haline getirip arındırabilir miyizi dolayısıyla daha müreffeh bir dünya yaratabilir miyizi sorguluyor.. Salt iyilik yapan makinelerle donatılan gezegene dair bir muhasebe ve veya muhakeme bu.

Ne ki bu misyon, ilahi komedyaya başlı başına bir isyan, kutsalına küfür ve başka tanrı olmayı ilan eden bir itiraf aslında. Zira iyilik seçilen olmaktan çıkınca insanlıktan çıkan bir yaratığa dönüşüyor eşref-i mahluk ! Çünkü yaradanın verdiği iradeye muhalefet veya insanın vicdani yasasına karşı gelmesi onu hem yaradandan uzaklaştırıyor hem de içsel bir kodeste yalnızlığa terk ediyor. Kaldı ki bunu talep edenler; insanı vazgeçilmiş özgürlükleri ile yaradandan kaçırmayı seçmekle, seçimsizler dünyasının ortasında kutsal suçlarını yani ortak koştuklarını itiraf ediyorlar. Ahlakın vicdanı iyiliğe ulaştıran kurallarına itiraz ve intizar; sahiplerini, normatif döngüsünün içinde salt birer suçlu haline getiriyor. 

Velhasılı aptal değil abdal olunmalıdır. Abdal kuldur; akışa teslimdir ve evrilir. Aptal müzmin muhaliftir, alacaklı zannedendir, evrilmez devrilir !


14 Nisan 2020 Salı

İYİ MASALLARINIZ OLSUN..

Babamın bir masal treni var. Her vagonda baba baba masallar.. Burası uzun bir masal yolculuğu. Tren çalışırken "Bir varmış bir yokmuş" diye ses çıkarıyor, duyuyor musun ? Bir de babamın evde unuttuğu masallar var. Onlar bitmeyen masallar.  Dur durak demeden masal dinleriz bu yolculukta. Masal istasyonunda beklemek de sevaptır ayrıca. Yaşamak isteyenlere masal dolu bir tren. Yatarken üşürsek tüm çocukların üstünü masallar örter. Zaten ben varsam babamın masalı var demektir. Alnımzın tam ortası masaldır çünkü. Masalı olan yanılmaz bu alemde. Her seferinde düşüyorsan masalın yok demektir. Biz yenilebiliriz ama yanılmayız masaldan ötürü. Masalın yoksa konuşmayalım arkadaşım. Hem ben masal polikliniğinde doğmuşum. Annemin sütü de masalmış meğer. Sahi anne, dizlerin mi masal gözlerin mi ? Ali babanın da masalları var mı ? Büyüyünce masal yönetimini kazanacağım inşallah. 
Masalı olmayandan kardiyalog bile olmazmış. Hele sağlam bir masalın yoksa müteahhit bile yapmazlarmış adamı. Başka yolu yok gide gide bir masala dayanacağız. Çünkü masal dinleyeni sıyırıp geçer hayat.
Yaralanırsan kansızlığa tek çare masal. Masal ülkenin temelidir kuzum. Bak ne masallar var iskele babasında bile. Hakkını yemeyelim elbet şambaba tatlısının da masalı vardır kendine göre. Çünkü masalı olmayanın hasarı büyüktür. Şimdi masallar arası diyalog zamanı. Herkesin masaya masalını koyma zamanı. Masal giren eve ambulans girmezmiş bilir misin ? Çünkü  
hiç bir masal virüs içermez ! Masal dairesi her derde devadır, derdi anneannem. Kiminin masalı kiminin duası.. Sahi Allah'ım cennette de masal var değil mi ? Ne yapayım, annem beni masaldan yapmış. Masalın gözlerine yaslanıp uyurmuşum ben. Aman masallarımı vurmasınlar,  diye uyanır ve 'Anne masalım geldi' diye seslenirmişim.. Büyüyünce benim de nurtopu gibi masalım olacak. Ve bana bir masal anlatana on masal bedava vereceğim. Her günüm masal günlüğü olacak. Gün doğmadan ne masallar doğacak kim bilir ? Masalların efendisi ve en büyük masal büyük babamdır. O bile masal gibi geçti.. Masal ah çektirir of çektirmez, derdi. Herkes gitti bir masal kaldı geriye.
Bu sene de ihracatın lideri masallarmış. Çünkü tüm masallar organiktir. Masallarımızın içinde siyaset yağı yoktur. Bilir misin? Masal hava yollarının kara kutusu da yoktur. Masallar yüksek uçar çünkü.
İstikbal masallardadır arkadaş. Damarlarımızda masal dolaşır. Masallar cep telefonundan da, yer çekiminden de fazla çeker. Yakarsa bu dünyayı masalsızlık yakacak göreceksin. Niye mi ? Ölüm tüm masalları kıskanır da ondan. Zamanın zincirlerini sadece masallar kırar. Yine akşam oldu, bak okunuyor ve  masal beni çağırıyor ! "Şehrimizde masal zamanı; Allah masallarımızı kabul etsin.."
Ben masal olmakla meşhurum çünkü masal sevdaluğum olur benim. Ah aşkım, hasretinden ne masallar eskittim. 
Ey masal çoğalt beni. Hem yağmur da masaldır, şemsiye açan ne bilir ? 
İleride masal başkanı olursam seçim vaadimdir; Masal bulvarı !
Parklara da tabela yaptıracağım; Bu köşe masal köşesi. Dikkat masal çıkabilir. Masal masalın dostudur.. 
Mağazalara; Modern insana masallarım var. Kötü söz deme sen yine masal de. Ödemeler masal ile olur. Taksitle masal anlatılmaz..
Okullara ; Masal, öğrenmeyi kolay kılar. Masalı olmayanın dostu olmaz. Bana masalını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim. Masal neredeyse gidin alın. Hem Çin deki masallar masumdur.. 
Öyle bir yönetim şekli ki masaldan. Memleketin ırmakları güzel aksın diye.
Bir meyve içinde nasıl saklarsa çekirdeğini biz de içimizdeki masalla koyuluruz yola. Hem masal olmaya ramak kala; içimizdeki tüm masallarla bizi alıp, başka masalların içine katmak için bir gün vakur bir melek gelecek.
Ve son sözü yine bir masal söyleyecek...

Allah masalımızdan razı olsun.

14 Nisan 2020
Hemotoloji Servisi / İstanbuL

12 Nisan 2020 Pazar

The Platform / El Hoyo ( Delik )

Menşei. : İspanya
Dil.         : İspanyolca
IMDb.    : 7/10

The Platform / El Hoyo ( Delik )

Herkes kendini tanısa sonsuzla en büyük sonsuz arasındaki sır çözülecek. Kendini tanımak, tüm kasaları açan anahtar. Fakat gökteki ayın aksini her testi kendine münhasır sayıyor ve komedya başlıyor.. Külli irade tasnif ve taksim etmiş her şeyi ne var ki cüzi iradenin ne ikametgaha ne de komşusuna tahammülü var.

The Platform, bu minvalde 'ben' i teşhir eden ve kimin nerede uyana(maya)cağı meçhul bir metafor. Nerede ne şekilde doğacağımızı seçemediğimiz, test edileceğimiz ve sonunda da hakkaniyetle çıkabilirsek diplomamızı alıp, onore edileceğimiz bu gezegenden başka bir yer değil.  

Bu döngünün içine salt kitap okumak için giren Goreng, Don Kişot' un güncel bir muadili. Ne ki o da Cervantes in kahramanı gibi değişmeyecek sisteme karşı kimsenin girmediği savaşa girişmektedir. Eleştirdiği ve uzak durduğu ama dayanamadığı sofradan aldığı ilk nimet elma ile Adem e, stoklama maliyeti ile Cehennem sıcağına doğru başlar yolculuğu. Nitekim yukarıda büyük şef ve yardımcıları kusursuz, açık büfe bir sunum hazırlar iken, aşağıda 333 katlı ve 666 kişilik (ne ki Hristiyanlık ta bu rakam şeytan a delalet eder) hırsın küstah, nefretin tehditkar uluması ile 'ben' mülkiyetinin peşinde bir garip dünya!

Goreng in arkadaşı yaşlı Trimagasi mantığı simgelemektedir. Katlar arası gezen ve çocuğunu arayan kadın, Meryem i. Hani kimsenin onun çocuğunun olmasına inanmadığı imkan vermediği Meryem i. Ne ki filmin sonunda yukarıya yani göğe yükseltilen çocuk söylüyor bunu ! Sonra bir İmoguri var, eskiden yönetimde çalışan ve burasının böyle bir yer olmadığına inanan. Düşmüş bir meleği simgeliyor. Bunu da köpeği II. Ramses söylüyor. Çünkü II. Ramses; ışığın seçtiği kişi demektir ! Goreng in altıncı katta uyandığı bir siyahi var, Baharat. Bulunduğu sınıfa itiraz eden, halatı ile üst makamlara göz dikmiş, tırmanmak için herşeyi mübah bellemiş bir muhalif. Radikal cevabın ardından Goreng e tabi olan ve onun misyonuna yardımcı olan Sancho Panza ! Ve birlikte yola koyulurlar ve bir bilge kişi ki peygamberi simgelemektedir, onlara; Ne yapacaksanız nezaketle yapın ve yukarıya mesaj vermek istiyorsanız tatlıyı en üst kata ulaştırın, der. Sonra en alt kata inerler, aç ve aranan çocuk ile karşılaşırlar. Mesaj olan tatlıyı vermek istemezler çocuğa fakat filmin başında bay mantık, yaşlı Trimagasi ne demişti? "Yediğin sensin !" ..ve çocuğu/mesajı göndermek için platforma biner Goreng. Fakat Trimagasi 'mesajın onu gönderene ihtiyacı yoktur' der ve indirdiği Goreng in sonu tıpkı Don Kişot gibi olur..

The Platform sosyo-ekonomik hiyerarşi derinleştikçe kapitalizmin daha da agresifleştiğinin itirafıdır. Kamusal çözülmenin değil bireysel çürümenin de vardığı boyutu gösteren bir belge. 

10 Nisan 2020 Cuma

Zamanın evrensel tanısı 40


Zahir ile bâtının, görünen ile görünmeyenin, somut ile soyutun arasındaki köprüdür sayılar.. Sayılar, rakamlara, rakamlar, matematiğe, matematik de en güvenilir kaynağa evrilir insanoğlu için. Hatta evrensel bir dil bile diyebiliriz matematik için. Ne ki kutsal kitaplarda ölçü ve denge merkezi olarak kullanılması tesadüf olamaz. "Muhsi" yaradanın isimlerinden birisi; her şeyin sayısını bilen demektir ! Zira , “Gerçekten biz, her şeyi bir sayı, ölçü ve dengede yarattık” (Kamer 49) "O gökleri yükseltti ve her şeye bir sayı, bir ölçü koydu" (Rahman 7) der son kitap Kur'an ı Kerim de.
Ama sayıların içinde bir rakam var ki; Kutsal kitaplarda da geçer ve Anadolu göreneklerde de sıklıkla bahsedilir.. Mesela; Kuran’ın 40. Suresi Mü’min suresidir. İnanan, teslim olan, kabul eden, tamama eren, olgunlaşan anlamına gelmektedir..!  Ve 40. ayetinde de, cinsiyet ayrımı yapılmadan inanan her kimsenin eşitliği vurgulanmaktadır.  “Kim bir kötülük yaparsa, ancak onun kadar ceza görür. Kadın veya erkek, kim, mü’min olarak salih bir amel işlerse işte onlar cennete girecek ve orada hesapsız olarak rızıklandırılacaklardır.” (Mü'min 40)
Kırk sayısı bize; olgunluğa erişme, tamama erme, süregiden herşeyin seyrinin değiştiğinin anlamını vermektedir. 
"Nihayet olgunluk çağına gelip, kırk yaşına varınca şöyle der.."(Ahkaf 15) 
Ve peygamberliğin Hz. Muhammed e 40 yaşında gelmesi
İslam dininin doğuşu sırasında ona ilk bağlananların 40 kişi olması, 
Müslümanların sayısı 40'ı bulduktan sonra Hz. Muhammed in İslamı aleni bir şekilde ilan etmesi
Kadınlarda hamileliğin 40 hafta sürmesi 
Malın kırkta birinin zekat olarak verilmesi
Nuh tufanının 40 gün sürmesi
Hz. Musa nın Mısırdan çıkışının 40 gün sürmesi
Hz. İsa' nın denenmelere maruz kaldığı çölde tuttuğu orucun 40 gün sürmesi
Hz. Adem’in çamurunu 40 gün yoğurulması
"Allâh, Âdem’in hilkat toprağını kırk gün kudret eliyle yoğurmuştur.” (Taberî, Tefsîr, III, 306)
Hz. Yunus'un balığın karnında 40 gün kalması
Doğumdan sonra ana ve çocuğun 40 gün dinlenilip dışarıya çıkarılmaması (40 ı çıkmak)
Mısır da piramitlerin tam 40 km lik bir cephede inşa edilmesi
Eski Mısırlılarda gök varlıklarının kendi yörüngeleri üzerindeki dönüm sürelerinin 40 gün olması
Şaman inanışına göre ruhun fizikî bedeni 40 gün sonra terk etmesi
Hristiyanlar ın paskalyaya 40 gün oruç tutarak hazırlanması
Tevrat’ta da insanın yaş dönemlerini 40 sayısının beliritmesi
Efsane ye göre dünyanın sonu yaklaştığında Mehdi’nin kıyametten önce 40 yaşında ortaya çıkacağına ve 40 yıl yeryüzünde kalacağına inanıması
Sufilerin 40 günlük inzivaya çekilmesi
40 gün aksatmadan sabah namazını cemaatle camide eda edenlerin Hızır Aleyhisselam ile mutlaka karşılaşıp görüşeceğine inanılması
Beş vakit namazın sünnetleri ile birlikte 40 rekat olması
40 Hadis
40 lar meclisi
40 lara karışmak
Alevilikte en eski semahın da 40 lar semahı olması
Katolik Kilisesine göre 40 insanın kanonik çağıdır. Yani zekanın bu yaşta bütünüyle gelişmiş olduğunun belirtilmesi
Olgunlaşma manasında 40 fırın ekmek yenmesi
Bir yastıkta tam 40 yıl
Hikayelerde düğünlerin 40 gün 40 gece sürmesi
Ali Baba ve 40 haramiler
Nefs için arınmada halvetin 40 gün sürmesi
Bir şeyin 40 defa söylenmesi
Bedenin susuzluğa ancak 40 gün dayanabilmesi
Genel inanışta yas süresinin 40 gün olması
40 tarakta bezi olmak
40 yıllık dost
Kılı 40 yarmak
40 dereden su getirmek
40 ından sonra azanı teneşirin paklaması
Kırkayak, kırkambar, kırkgeçit, kırkpara, kırkikindi, kırkbudak, kırk kere...
Üzüm suyunun 40 gün kapalı kalırsa sirke olması
Bir fincan kahvenin bile kırk yıl hatırının olması
Teologların 40 sayısının değişimi temsil ettiğinde mutabık kalması
"Karantina" kelimesi İtalyancadaki ‘40 günlük zaman’ sözüne denk gelmesi. Kişinin veya kişilerin  köklü bir değişiklik yapabilmesi için ihtiyacı olan hazırlık süresinin 40 gün olması

Ve içinde bulunduğumuz yıl 2020. 20+20=40 !

Şimdi söyleyin, 40 yıl düşünsek aklımıza gelir miydi..?!








Corona ya dair..



Bu bağlamda Yaradanın insanoğlundan taleplerine en çok hizmet eden, tebliğ yapan hareket şu Korona. Aktuelitik tabirle insanları dürten bir ilahi medya seferberliği. Bir melekler topluluğu.
Beklenen uyarıcı !
-Siz kıblenizin, tapınaklarınızın ve bahşedilen nimetlerin değerini bilemediniz, hadsizlik yaptınız; Şimdi çıkın dışarıya ama hür olarak değil, mahkûm olarak ! Zira yeryüzünde özgürce dolaşmayı hak etmiyorsunuz. Zinhar, Ali-İmran 137 / Enam 11 / Tevbe 2 / Nahl 36 / Neml 69 ve Ankebut 20 de demedi mi size yaradan ?  ".. yeryüzünde serbestçe gezin ve hakikati yalanlayanların sonunu görün !" diye. Gezdiniz ama görmediniz, şimdi bekleyin sığınaklarınızda gün be gün yaklaşmakta olanı. Ve bari şimdi okuyun makara diye atfettiğiniz Bakara 155 i ! " Sizi ölüm tehlikesiyle, açlıkla ve ekonominizin kaybı ile sınayacağız. Sabredenleri müjdele.."

23/03/2020 İstanbul